Yıl 1990; Mahmut Tuncer'den El Porompompero Ve Yılbaşı Programı Kopartacak

Mahmut Tuncer'den El Porompompero şarkısı Mahmut Tuncer'in El Porompompero şarkısı yeniden paylaşım sitelerinin gözdesi olacak.. Yeni yıla saatler kala birçok eğlence mekanı müşterilerini en iyi şekilde ağırlamak için çalışmalarına hız verirken, televizyon kanalları da farklı bir alternatif için programlarını günler öncesinden hazırladı. 2000'li yıllarda insan yaşamına dair birçok şey değişirken, eğlence anlayışında da farklılıklar oluşmaya başladı. Şimdilerde paylaşım sitelerinde dolaşan bir video da değişen eğlence anlayışına en iyi örneklerden biri. Mahmut Tuncer'in eşek sırtında gitar çalarak sahneye girdiği ve ünlü İspanyol şarkısı El Porompompero'yu Urfa şivesiyle seslendirdiği görüntüler, yeni bir yıla gireceğimiz bugün kahkahayla izleniyor.

Gangnam Style Bitti “One Pound Fish” Dönemi Geldi

One pound fish fırtınası! 48 saat içinde 1 milyondan fazla kişinin izlediği “One Pound Fish” YouTube‘un son günlerdeki en hit şarkısı! One Pound Fish Man'in önlenemez yükselişi her gün yeni bir hikaye ile devam ediyor. '1 Pound Fish' İngiltere'de çok kısa süre içinde sosyal medyanın hitleri arasına girerek Amerika, Avustralya, Arjantin ve ülkesi Pakistan'da da ana haber bültenlerine konu oldu. "1£ Fish Man" olarak bilinen Muhammed Shahid Nazır'ın, 1 yıl önce eşi ve dört çoçuğuna daha iyi bakabilmek adına geldiği İngiltere'de balıklarını satabilmek için söylediği şarkı, İngiltere'nin ardından şimdi de tüm dünyayı kasıp kavuruyor! Görüntüleri YouTube'da yayımlandıktan sonra bütün dikkatleri üzerinde toplayan Nazır'a; Gary Barlow, Rio Ferdinand, Wiley ve Tinie Tempah gibi isimler de Twitter hesaplarından destek oldular. Shahid Nazir, Londra'daki balık tezgahının önünde söylediği "Have-a, have-a look, one pound fish. Very, very good, very, very cheap, one pound fish." şarkısı ile artık sadece İngiltere'de değil, tüm dünyada fenomen!

Yetenek Sizsiniz'de Yeni Cem Ylmz Atalay Demirci'nin Gösterisi 30.12.2012


 Yetenek Sizsiniz'de Atalay Demirci'nin gösterisi CEM YILMAZ'A BENZETİLEN YARIŞMACININ ikinci tur şovu.. Önceki turda yaptığı stand up gösterisi ile jüriyi ve izleyenleri büyüleyen, sosyal medyada ise Cem Yılmaz'a benzeyen tarzı üzerinden değerlendirilen Yetenek Sizsiniz yarışmacısı Atalay Demirci yine büyüledi. KIRDI GEÇİRDİ Yarışmanın ikinci turunda yaptığı uzun gösterisi ile stüdyodakileri gülmekten kırıp geçiren Demirci, Sergen ve Hülya Avşar'a yaptığı sataşmalarla gösterisini eğlenceli bir şova dönüştürdü. Atalay Demirci, ikinci turda beğeniyle izlenen gösterisiyle salondaki izleyicilerin yüzde 98'inin "evet" oyunu alarak, yarı finale direkt katılma hakkı kazandı.

Kendini Asan Aref`e Tepki Göstermeyen Acun`dan Enver Ertaş`a Tepki

Acun Ilıcalı'yı rahatsız eden gösteri

Acun'u rahatsız eden gösteri.. SEN HİÇ AİLEDEN BİRİNİ KAYBETTİN Mİ..







Yetenek Sizsiniz yarışmasının dün geceki bölümünde Enver Ertaş isimli yarışmacının illüzyon şovuna Acun Ilıcalı tepki gösterdi.


ACUN ILICALI TEPKİ VERDİ

Yarışmanın ikinci turları dün akşamki bölümle start alırken, hayatını kaybetmiş birinin hatırası üzerinden yapılan illüzyon gösterisi -başarılı bulsa da - Acun Ilıcalı'dan tepki gördü.

İZLEYİCİ ŞAŞTI KALDI

Enver Ertaş adlı yarışmacı, stüdyoda yer alan ve yakınlarından Fatma isimli birini kaybetmiş olan bir izleyiciyi sahneye alarak hazırladığı gösteriyle ilgi odağı oldu. Gerek jüri gerekse stüdyodaki izleyiciler gösteri sonunda şaşkınlığını gizleyemezken, oylama sonrası Acun Ilıcalı'dan açıklama geldi.

ÖLÜM ÜZERİNDEN İLLÜZYON OLMAZ

"Oylarını etkilememek için az önce konuşmadım" diyen Acun şöyle devam etti;
"Ölümü yaşamış birine yapılacak bir şov değil bu. Ben ölüm acısını çok yakından yaşamış birisiyim. Mesela bu kızın kardeşi geçen sene trafik kazasında kaybeden biri olsaydı, biz onu sahnede kaybederdik mesela. Bence senin kötü bir niyetin yok. Ancak son derece yanlış, İllüzyon rahmetli bir insan üzerinden olmaz."
Acun Ilıcalı, yıllar önce trafik kazasında babanne ve dedesini, o kazadan 4 yıl sonra başka bir kazada ise anne ve babasını kaybetti.



14 Milyon Tık Alan Gerçek Fruit Ninja

Sergen Yalçın Karizmayı Fena çizdirdi




Kanaltürk ekranlarında yayınlanan 'Top Bizde' programında Galatasaray'ın rakibi Schalke'yle ilgili bir dosya ekrana getirildiği esnada ilginç bir olay yaşandı.
Schalke'nin attığı gollerden görüntülerin ekrana getirildiği dakikalarda, yandaki küçük karede Bilgin Gökberk'in görüntüsü yer alıyordu. Ancak kameramanın birden açı değiştirip Sergen Yalçın'ı ekrana getirmesi ekran başındakileri şaşırttı.
Bu şaşkınlığın nedeni Sergen Yalçın'ın derin bir burun temizliği içinde olmasıydı.

Seyit Onbaşı Yokmuydu?




Çanakkale Savaşı'nda Seyit Onbaşı olayının 'gerçek dışı' görülerek alan klavuszları ders kitabından çıkarılmasının yankıları devam ediyor. Bu arada Seyit Onbaşı'nın bir gazeteye röportaj verdiği ortaya çıktı.
Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay'ın verdiği bilgiye göre Seyit Onbaşı, olayı 1936 yılında Cumhuriyet gazetesi muhabiri Gıyas Tekin Bey'e anlattı. Küpürü yıllardır saklanan haberde Seyit Onbaşı'nın sözleri özetle şöyle aktarılıyor:

MERDİVENLERİ NASIL ÇIKTIĞIMI HATIRLAMIYORUM

"Kilitbahir Mecidiyesi'ndeki uzun 24'lüklerin üçüncü topunda idim. Bir kere mermiyi kucaklayacak oldum, yağlı olduğundan elimden kaydı. Elimi biraz topraklayarak bir dizimi yere koydum ve mermiyi sırtladım. Merdivenleri ilk defa nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. Gene aşağıya atlayarak 2., 3., 4. mermileri sıra ile taşımaya başladım. Aslan topumuz gürlemeye başlamıştı. 4. mermiyi attıktan biraz sonra idi, Gonca Suyu tarassut mevkisi, iki mermimizin isabetini bildirmişti. Bu haberi de duyduktan sonra bana gülleler, ufak bir saman çuvalı kadar yenik (hafif) geliyordu. Sanki denizin üzeri yanıyordu. Sağda solda iki gemi, kara dumanlar ve kızıl alevler içinde yana yana batıyordu."

REHBERLER DERTLİ: "SORANLARA NE ANLATACAĞIZ?"

Zaman gazetesinden Mehmet Güler'in haberine göre, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Müdürlüğü'nün Seyit Onbaşı olayını 'gerçek dışı' kabul etmesi ve alan kılavuzları ders kitabından çıkarmasının yankıları sürüyor. Tarihçiler ve belgeler olayın gerçek olduğunu ortaya koyarken yetkililer Çanakkale savaşının kahramanlık sembollerinden 'Seyit Onbaşı'ya sahip çıkıyor. Konuyla ilgili en büyük rahatsızlığı ise bölgede ziyaretçileri gezdiren rehberler yaşıyor. Rehberler, ziyaretçilerin en fazla görmek istediği yerlerin başında Eceabat'taki Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı heykelinin geldiğini belirtiyor. Bundan sonra Seyit Onbaşı olayını anlatmadan nasıl görev yapacaklarını bilemediklerini söylüyorlar. Olayın gerçekleştiği Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı heykelinin bulunduğu Eceabat ilçesinin Belediye Başkanı Kemal Dokuz, Seyit Onbaşı'nın bir sembol olduğunu belirterek, "Çanakkale Savaşı'ndaki herkes bizim kahramanımızdır." diyor.

İSMİNİN SİLİNMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ

Tarihçi Mehmet İhsan Gençcan da Seyit Onbaşı ve Yahya Çavuş olaylarının yıllardır unutturulmak istendiğine dikkat çekiyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık ise bakanlık, genel müdürlük ve taşra teşkilatı olarak Seyit Onbaşı gibi bir kahramanın isminin silinmesine izin vermeyeceklerini söylüyor.

Polat Alemdar için Taziye Mesajı

Polat Alemdar için taziye mesajı

Şanlıurfalı işadamı Polat Alemdar için paraya kıydı.


Kurtlar Vadisi dizisinin 174. bölümünde Suriye'de keskin nişancı tarafından vurulan Polat Alemdar için Şanlıurfa'da bir iş adamı yerel gazetede tam sayfa taziye ilanı verdi.

BAŞ SAĞLIĞI MESAJI

Bu sezon ekranda 10. yılını kutlayan 'Kurtlar Vadisi Pusu' dizisinin son bölümünde Suriye'de keskin bir nişancı tarafından vurulan fenomen karakter Polat Alemdar'ın ölüp ölmediği tartışıla dursun; Şanlıurfa'da bir iş adamı yerel bir gazeteye ilan vererek baş sağlığı mesajı yayınladı.

İŞTE O MESAJ;

Şanlıurfa yayın yapan yerel bir gazetenin 4. sayfasında tam sayfa baş sağlığı ilanı veren Ozan Demir isimli vatandaş mesajında şunları ifade etti: "Değerli büyüğümüz, fikir ve aksiyon adamı, örnek ve mümtaz şahsiyet, vatanı için gecesini gündüzüne katıp, Irak'tan, Filistin'e, oradan Suriye'de mücadelesini sürdüren kahramanımız, ağabeyimiz Polat Alemdar'ı Suriye cephesinde hain bir pusuda kaybetmiş bulunmaktayız. Fikirleriyle ufkumuzu açan, içimizdeki vatan ve millet aşkını pekiştiren değerli ağabeyimiz Polat Alemdar'a Yüce Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı ve sabr-ı cemil diliyorum."
 Bu arada gazetenin tam sayfa ilan bedelinin 500 lira olduğu öğrenildi.
İşte gazetedeki o taziye mesajı;


Böyle Bir Boks Maci Kesinlikle Görmediniz

Don Frye vs Yoshihiro Takayama arasindaki Boks maci. Boks macindan baska herseye benziyor.Böyle katliama nasil izin verilir?Bu spormu cinayetmi?

2012'nin En şanssız 10 Kızı

En Komik Koşu Bandı Kazaları

Selim Berber İllüzyon Gösterisi Ve Hilesi [Yetenek Sizsiniz Türkiye]



Bu defa hileyi gösterecegiz:)Hilesine gelince bıçak takılı olan parçada isaret var hilesini izleyin görün.Iyide alttaki videoda zar atılmıyor ona ne diyeceksiniz derseniz,secilen eleman Acun tarafından seciliyor ama her zamanki gibi Acun bilerek seçiyor bu elemanı.Yani Acun yine bu isin içinde sadece eleman seçme olayında.Garanti seçmesi icinde elemanın boynunda kocaman bir parça asılı:)Elemanın görevi ise sadece 3 numaraya yerlestirmek bıçaklı olan bardagı.Sonrası kolay.Ya bayanın attıgı zarda 3 numara çıksaydı.Böyle bir ihtimal yok.Cünkü Kullanılan zarda 3 numarası yok.Genellikle sürekli 4 çıktıgı icin 4 numara 2 kez yerlestirilmis.Yani asagidaki gösterinin süslenip püslenmis hali.

Bülent Ersoy: Kefenim Christian Dior Olacak

Bülent Ersoy: Kefenim Christian Dior olacak

Ünlü şarkıcı Bülent Ersoy'un kefeninin cebi yok ama kefeninin markası olacak..




Amerikan Huffington Post gazetesinin hakkında kaleme aldığı yazıyı değerlendiren Bülent Ersoy, 'Kaliteden hiç bir zaman ödün vermedim. Kefenimi bile Christian Dior, Christian Lacroixmarka yaptıracağım.' dedi.
Amerikan gazetesi "Bülent Ersoy: Türk ikonunun tuhaf ve anlatılmayan hikâyesi, cinsiyet değiştiren diva ve istemeden yapılan devrim" başlıklı haberinde sanatçının inanılmaz bir kişiliğe sahip olduğunu ve cinsiyet değiştirdikten sonra da seksi ve gerçek bir kadın olarak sahnelere bereketli bir dönüş yaptığını yazdı.

'İTİBAR GÖREN YEGANE SANATÇIYIM'

Ersoy bu yorumlara "Amerikan basını olması gerekeni yazmış. Bu konuda hiç mütevazı olamayacağım ama yurtdışında itibar gören Türkiye'deki yegane artist benim. Allah'a şükür ki, Türkiye hudutları dışında da aynı itibarı ve aynı sevgiyi, bana gösterilen o fedakârlıkları yaşayan bir sanatkârım. Onun için evvela kendi candaşlarıma teşekkür ederim. Sonra da başka kıtalardan dahi güzeli ve gerçeği görebilme hasletine sahip o gözlere, o beyinlere de teşekkürlerimi arz ederim" dedi.

KEFENİM CHRISTIAN DIOR OLACAK

Sahnede hem göze, hem kulağa hitap etmek için ayakucundan saç teline kadar gösterdiği büyük özenle tanınan Ersoy, "Çok zor bir insanım. Çünkü en az hatayla çalışmak isterim, mükemmelliyetçiyim. Zorluğum buradan gelir. Bu yaşıma kadar kaliteden hiç ödün vermedim. Hatta gülerek espriyle karışık şunu da söyleyeyim; kefenimi bile Christian Dior, Christian Lacroixmarka yaptıracağım. Onların beyaz ipek kefeninden giyeceğim" diye konuştu.
Biz kıble önemli zannederdik :)

Kanuni ve Hürrem Aşkına Dair Bilinmeyenler

Kanuni seferdeyken Hürrem'e sakalını gönderirdi Kanuni ve Hürrem aşkına dair bilinmeyenler.. Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan arasındaki tutku dolu aşkın kitabı yazıldı. Doç. Dr. Erhan Afyoncu, yazdığı 'Muhteşem Süleyman' adlı kitabında, Kanuni'nin, sefere çıkarken Hürrem'e hasret gidersin diye aşkının bir ifadesi olarak sakalının kılını yolladığını yazdı. GİZEM DOLU İLİŞKİNİN TARİHİ Tartışmalara yol açan 'Muhteşem Yüzyıl' adlı televizyon dizisiyle aşkları bir kez daha gündem olan Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan arasındaki 'gizem dolu' ilişkinin gerçek tarihi yazıldı. Ünlü tarihçi Doç. Dr. Erhan Afyoncu, yazdığı 'Muhteşem Süleyman' adlı kitabında, daha çok batılı oryantalistlerin çok sayıda efsane karıştırdığı Kanuni-Hürrem aşkına dair daha önce pek az bilinen birçok detayı ortaya çıkardı. AYRILIK IZDIRAP OLUYORDU Kırk altı yıllık uzun hükümdarlık dönemi boyunca İstanbul'da Topkapı Sarayı'nda süren aşk hayatı sık sık savaşlar ve seferler nedeniyle kesintiye uğrayan Kanuni'nin, at sırtında geçen bu zorunlu ayrılık dönemlerinde, tutku dolu bir aşkla bağlandığı Hürrem Sultan'dan ayrı kalmanın büyük ızdırabını yaşıyordu. Tabi ayrılığın o yakıcı azabını yaşayan bir tek Kanuni değildi, aynı acıyı belki de daha fazlasıyla Hürrem de yaşıyordu. Kanuni'nin gittiği seferlerde kendisini unutmasından endişe eden Hürrem Sultan, padişaha olan hasretini ve onu kaybetme korkusunu yazdığı mektuplarla padişaha gönderiyordu. Hürrem Sultan mektuplarında Kanuni'ye "Saadetim yıldızı sultanım, benim sultanım, benim padişahım, şahım sultanım, iki gözümün nuru sermayesi, benim yüzü Yusuf'um" diye hitap ederken Kanuni ise Hürrem'e "Benim İstanbul'um, benim Karaman'ım, benim Bağdad'ım, benim Horosan'ım" şeklinde hitap ediyordu. HÜRREM2İN EN BÜYÜK KORKUSU Çocuklarının tahta çıkması için Şehzade Mustafa'yı ortadan kaldıran Hürrem Sultan, 1534 yılında İran seferine çıkan Kanuni Sultan Süleyman'a yazdığı şiirde ona olan özlemini mısralara döküyordu. Sultan Süleyman'ın hasretiyle yandığını söyleyen Hürrem Sultan, padişahın kendisini unutmamasını istiyordu. Bir kez daha padişahın yüzünü görmek istediğini belirten Hürrem sultan, padişahın Acem diyarında başkasına gönlünü kaptırmasından korktuğunu da yazıyordu. Mohaç Seferi sırasında Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman'a yazdığı mektupta, "Ey saba rüzgarı, sultanıma inlemede ve kederde diyesin. Gül yüzü olmadıkça işi bülbül gibi figan diyesin. Ayrılığında sanma gönül derdine dermanın yeter. Bulmadı kimse onun derdine derman diyesin. Kederin eli dert kılıcıyla delip yüreğimi. Ney gibi, ayrılıkla hasta ve inlemede diyesin." beyitlerini yazdı. SAKALINDAN TEL GÖNDERİYORDU Sultan Süleyman sefer sırasında gittiği yerlerden Hürrem Sultan'a mücevher, kürk, kumaş gibi hediyeler ile bazı zamanlarda sakalından tel göndererek Hürrem Sultan'ın üzülmesine engel olmaya çalışırdı. HÜRREM'DEN KANUNİ'YE ŞİİR; Hürrem Sultan, 1534'te İran seferine çıkan 'biricik aşkı' Kanuni'ye duyduğu özlemi yazdığı şu şiirle dile getirmişti: Bir daha görmek nasip ola mı alemde seni Eşiğine bari bir kez yüzümü sürsem, fazlasını istemem Korkarım unutasınız devletli sultanım beni, ah vah ayrılık! Yalnız gün gibi gezinmekle coşarım Şahın ayağının toprağına varınca bu zayıfın aczi Kul unutulmaya dileğim budur Kimseye bakma devletlü sultanım sakın Yalnız gün gibi gezinmekle coşarım Vay ne zor dert olurmuş padişahın ayrılığı Yaktı yandırdı beni bu ayrılık ateşinin derdi Ne ola bu cariyeni ateşe yakmak imiş adeti Yalnız gün gibi gezinmekle coşarım.

Polat Alemdar Öldü mü?

Polat Alemdar şehit oldu! 10 yıldır zirveden düşmeyen dizi Kurtlar Vadisi Pusu'nun yeni bölümünde heyecan dinmek bilmiyor... Polat Alemdar şehit oldu! Kurtlar Vadisi Pusu Türkiye'nin fenomen dizisi Kurtlar Vadisi Pusu'nun soluksuz izlenecek 175. bölümü, 20 Aralık Perşembe akşamı atv ekranlarında olacak. İşte Kurtlar Vadisi Pusu’nun 175. bölümünde yaşanacaklar: Patlamanın olduğu yerden Polat'ın cesedini çıkaran Abdülhey ve Cahit şimdi ne yapacak? Cahit intikam için kimi hedef gösterecek? Polat'ın öldüğü haberini alan Savcı Leyla, bu haberi Nazife Anneye nasıl verecek? Nazife anne'nin tepkisi ne olacak? Ömer baba'nın kalbi bu haberi kaldırabilecek mi? Polat'ın ölümünü bir basın toplantısıyla duyuran Savcı Leyla'yı gazeteleri açtığında bekleyen şok ne?Leyla'nın bundan sonraki adımı ne olacak? Leyla'nın karşısına sürpriz bilgilerle hangi isim çıkacak? Abdülhey, Cahit ve Leyla'nın sorgulamak istedikleri isim kim? Baskına gittiklerinde onları bekleyen büyük sürpriz ne olacak? Tüm bu soruların cevapları ve çok daha fazlası, 20 Aralık Perşembe akşamı atv ekranlarında yayınlanacak Kurtlar Vadisi Pusu'nun 175. bölümünde olacak… YORUM: Polat Alemdar evlendi.Ve balayına gidiyor.Bu yüzden böyle senaryo hazırlandı .Adam ölmüyor o patlayan evden atlayan bir adam var o işte polat cahitle abdülhey in taşıdığıda içeride yanmış biri yüzü tanınmıyor herkes polatın öldüğünü düşündüğünden polat rahatça ihtiyarların içindeki ihaneti çözecek önce Erkanı bulup sorgulayacak emri kimden aldığını öğrencek sonra gidip hesap sorcak olay bu kadar basit gözlüklü maskeli adamda Polat :) adam yeni evlendi bu bölümde çekimlerde olmayacağından böle bişi düşünmüşler belki bir sonraki bölümdede olmayabilir :)Bekleyelim görelim.

Horoz ile Ördeğin Kapışması

Horoz ile ördeğin amansız mücadelesi Horoz ile ördeğin kavgası izleyenleri şaşırtıyor. Hayvanlar aleminden kesitler sunduğumuz Belgesel Haber Kuşağı'nda bugün horoz ile ördeğin amansız mücadelesine yer verdik. Amatör kameralar tarafından görüntülenen kavgada ördek ile horoz yer hakimiyeti konusunda mücadeleye girişiyor. Horozun kıvrak hareketleri karşısında ne yapacağını şaşıran ördek, dirensede mücadeleden yenik ayrılan taraf oldu.

Yeşilçamın En İyi 10 Tokat Sahnesi

Türk sinemasının en iyi 10 tokat sahnesi Türk sinemasının en iyi 10 tokat sahnesi toplandı Kimi zaman güldüren kimi zaman duygulandıran 'Türk sinemasının en iyi 10 tokat sahnesi' videosu internette en çok tıklananlar arasına girdi. Yeşilçamın en iyi 10 tokat sahnesinde Recep İvedik'ten Mavi Mavi'ye kadar bir çok film yer alıyor. Türk sinema tarihine damga vuran isimlerden biri olan Yılmaz Güney'e ait 2 sahnenin de yer aldığı video, izleyenleri geçmişe alıp götürüyor.

İşte Fatih Sultan Mehmet ve `1461 Trabzon`Tarihimiz

Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u feth etme kararlılığı Trabzon seferi için Fatih'e sorulan 'Trabzon için bunca zahmet niye' sorusuna manidar cevap.. Bugün Gazetesi'nin tarih profesörü Erhan Afyoncu, Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u almadaki kararlılığını gösteren çok çarpıcı satırlara imza attı. Fatih, 1461'de Trabzon seferi sırasında "Bunca zahmetler çekmek niye" diye sorulunca öyle bir cevap verdi ki! İşte Afyoncu'nun bugünkü o satırları.. Fatih, 1461'de Trabzon seferi sırasında "Bunca zahmetler çekmek niye" diye sorulunca, "Ahirette Allah'ın karşısına çıkınca utanmayalım" cevabını vermişti. Bu hafta herkes Galatasaray'ı kupadan eleyen 1461 Trabzon'u konuştu. 1461 Trabzon'un Fatih Sultan Mehmed tarafından fetih tarihiydi ve bu sefer sırasında ilginç hadiseler cereyan etmişti. ÇİZMESİ AYAĞINDAN ÇIKMADI Sultan II. Mehmed, 1453'te İstanbul'u fethedip "Fatih" unvanını almıştı. Ancak Türk tarihinin en büyük hükümdarı bir yıl sonra 1454'te Sırbistan seferine çıktı. Ardından Karadeniz bölgesindeki Ceneviz kolonileri ile Boğdan'ı vergiye bağladı. 1455'te ikinci defa Sırbistan seferine çıktı. Güney Sırbistan'daki Vılk-İli'ni Lab Vadisi'ndeki gümüş madenleriyle birlikte ele geçirip, Sırplar'ı Macarlar'dan ayırıp Osmanlı'ya bağladı. 1456'da babası II. Murad'ın alamadığı Belgrad'ı kuşattı ancak fethedemedi. Aynı yıl Enez, İmroz ve Limni fethedildi. 1457 yılı Arnavutluk'taki Osmanlı kuvvetlerinin İskender Bey'le mücadelesiyle geçti. ACABA TÜRKLER ÜLKEMİZE GELİRMİ KORKUSU Osmanlı sultanı fetihlerine devam ederken bütün Avrupa korku içerisinde, çaresizce bekliyor, birçok ülkede "acaba bu yıl Türkler ülkemize gelirler mi" diye düşünülüyordu. 1458'de Veziriazam Mahmud Paşa Güvercinlik başta olmak üzere Sırbistan'ın ele geçirilememiş bölgelerini fethederken, Fatih Sultan Mehmed de Mora'da idi. İki ordu Üsküp'te buluşup kışı orada geçirerek çekilmelerini bekleyen düşmanlarını şaşırttı. Osmanlı ordusu Macar ordusunu püskürttükten sonra Edirne'ye döndü. 1459'da sefere çıkan Fatih'e, Sırplar Semendire'nin anahtarlarını verdiler. Böylece Sırbistan doğrudan Osmanlı hâkimiyeti altına girdi. Sırbistan seferini erken bitiren Fatih, Anadolu'da yeni bir sefere çıkarak Amasra'yı fethetti. 1460'ta ikinci defa Mora seferine çıktı ve sahilde Venedik'e ait bazı kaleler dışında yarımadanın tamamını Osmanlı topraklarına kattı. İSLAM'IN KILIÇI 1461'de Kuzey Karadeniz seferine çıkan Osmanlı Sultanı, Candaroğulları Beyliği'ni itaat altına aldıktan sonra Trabzon Rum İmparatorluğu'nun üzerine yürüdü. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Trabzon Rum İmparatoru Dördüncü Ioannes Kommenos'un Despina Hatun diye adlandırılan kızı Theodora'yla 1458'de evlenerek, Osmanlılar'a karşı yardım sözü vermişti. Fatih Sultan Mehmed, Trabzon seferine çıkınca Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, kayınpederinin ülkesini kurtarmak için annesi Sara Hatun'u Osmanlı İmparatorluğu'na elçi olarak gönderdi. Sara Hatun maiyetiyle birlikte seferde olan Fatih'i Bulgar Dağı'nda buldu. ANA BU ZAHMETLER TRABZON İÇİN DEĞİL İSLAM İÇİN Osmanlı hükümdarı kendisine getirilen hediyeleri kabul edip, Sara Hatun'a büyük saygı gösterdi ve anne diye hitap etti. Fatih, Sara Hatun'la birlikte Bulgar Dağı'nı aşıp, Trabzon seferine devam etti. Sultan, dağı geçerken birçok yerde atından inip, yürümüştü. Sara Hatun, bu durum üzerine "Hey oğul! Bir Trabzon için bunca zahmetler çekmek nedir" diye sorunca, Fatih "Ana bu zahmetler Trabzon için değildir. Bu zahmetler İslam dini yolunadır ki ahirette Allah'ın karşısına çıkınca utanmayalım diyedir. Zira bizim elimizde İslam kılıcı vardır. Eğer biz zahmete katlanmazsak bize gazi demek yalan olur" diye cevap vermişti. Trabzon, Fatih'in kuşatmasına karşı direnemeyeceğini anlayınca 15 Ağustos 1461'de teslim oldu ve böylece Osmanlılar Doğu Karadeniz'e hakim olmaya başladılar.

Yetenek Sizsiniz Türkiye`de Minik Emir Gülmekten Kırdı Geçirdi

Yetenek Sizsiniz Türkiye : Emir Başar Gülsever'den Ankara'nın Bağları ve Gangnam Style Dansı Star Tv'nin sevilen programı Yetenek Sizsiniz Türkiye'nin dün akşamki bölümüne küçük Emir’in performansı damgasını vurdu. Yetenek Sizsiniz Türkiye'ye katılan minik Emir Başar Gülsever, hem şarkıları, hemde dansıyla Yetenek Sizsiniz Türkiye 'de fırtına gibi esti. Sempatik tavırları ile jürinin ve seyircilerin beğenisi kazanan minik Emir, gülmekten kırdı geçirdi. Minik Emir PSY 'nin Gangnam dansından, Angara 'nın bağlarına kadar bir çok şarkı seslendirirken ekranları başında izleyenleri kahkahalara boğdu. Minik Emir 'in hem seslendirdiği hem de dans ettiği birbirinden harika şarkılarla jüriden 3 eveti kaparak 2.turun yolunu tuttu

Yetenek Sizsiniz Türkiye`de ilk -Yarışmacı Yuhalandı

Yetenek Sizsiniz Türkiye - Doğu Demirkol Seyirci Tarafından Yuhalandı Yetenek Sizsiniz Türkiye Son Bölüm Doğu Demirkol Seyirci Tarafından Yuhalandı.. Yetenek Sizsiniz Türkiye'ye katılan Bilgisayar Mühendisliği mezunu Doğu Demirkol salondaki seyirciler tarafından yuhalandı. Yetenek Sizsiniz Türkiye'de stand up gösterisi yapmaya çalışan Doğu Demirkol 3 hayır alarak yarışmaya veda etti. Yetenek Sizsiniz Türkiye ' nin dün akşamı yayınlanan bölümüne katılan Doğu Demirkol adındaki yarışmacı yaptığı stand up gösterisi ile seyircinin tepkisini çekti. Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olduğunu iddia eden yarışmacı yaptığı ilginç hareketlerle herkesin dikkatini çekmeye çalıştı. Önce Acun Ilıcalı'nın sonra Hülya Avşar ' ın butona basması ile salon ateşlendi. Yarışmacıyı daha fazla dinlemek istemeyen salondaki seyirciler Doğu Demirkol ' u yuhalamaya başladı. Bunun sonrasında Sergen de fazla dayanamayarak butona bastı. Bunun üzerine yerdeki su şişesine tekme atan Doğu Demirkol sahnede soğuk bir hava estirdi. Doğu Demirkol stand up performansıyla jüriden 3 hayır alarak yarışmaya veda etti.

Mutlu Aile Defteri Fragman -Ramiz Dayı Komik Filmde

Mutlu Aile Defteri kadrosu netleşiyor 'Muhteşem Yüzyıl'ın yapım şirketi Tims Production'ın çekimlerine İzmir'de başladığı 'Mutlu Aile Defteri' isimli komedi filmi renkli kadrosuyla dikkat çekiyor. Nihat durak'ın yönetmen koltuğuna oturduğu filmde Tuncel Kurtiz, Binnur Kaya ve Büşra Pekin'in rol aldığı biliniyordu. Filmin ekibine Şebnem Bozoklu ile başrolünü oynadığı Kanal D'deki 'Bizim Yenge' dizisi final yapan İlker Aksum da katıldı. Önümüzdeki yıl seyirciyle buluşacak olan filmde Binnur Kaya, Tuncel Kurtiz'in gelinini canlandırıyor.

Cansız Mankenleri Gerçek Sanınca Kaçtı

Şanlıurfa'da güldüren kaza

Cansız mankenleri gerçek sanınca..



Şanlıurfa'da, yönetimindeki cipin direksiyon kontrolünü yitiren sürücü, yol kenarındaki ATM cihazına çarptıktan sonra giyim mağazasına girdi. Şans eseri kazada can kaybı olmazken, vitrinin yıkılmasıyla cipin altında kalan cansız mankenleri gören sürücü, ölüme neden olduğunu sanarak panikle kaçtı.

YOLUN KAPATILDIĞINI FARK EDEMEDİ

Kaza, dün gece geç saatlerinde Atatürk Bulvarı'nda meydana geldi. Şanlıurfa'nın zengin çiftçi ailelerine mensup Ali B., 06 EKA 01 plakalı cipiyle giderken Abide Kavşağı'nda yol yapım çalışması nedeniyle yolun bariyerlerle kapatılmasını fark edemeyince aniden direksiyonunu kırdı. Araç, kaldırım üzerinde bulunan bir bankaya ait ATM cihazına, ardından bir giyim mağazasına girdi.

CANSIZ MANKENLERİ GERÇEK SANINCA KAÇTI

Mağaza ve araçta hasarın oluştuğu kazada şans eseri can kaybı olmadı. Kaza nedeniyle kısa süreli şoka giren Ali B., yıkılan vitrinden düşüp aracın altında ezilen cansız mankenleri gerçek sanıp ölüme neden olduğunu sanarak panikle kaçtı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis, güvenlik önlemlerini alırken, sürücüyü bulmak için arama yaptı. Polis bir süre sonra cipin sahibi Ali B.'yi gözaltına aldı. Sarayönü Polis Merkezi'ne götürülüp ifadesi alınan Ali B., savcının talimatıyla serbest bırakılırken soruşturma sürdürülüyor.

Ölen Kedisi için Mezar Yaptırdı

Ölen kedisi için mezar yaptırdı

16 yıl birlikte yaşadığı kedisi için özel bir tarla alıp mezar yaptırdı.


İstanbul'da bir iş adamı, Kırklareli'nin Demircihalil köyünde 5 dönüm tarla alarak ölen kedisi için mermerden mezar yaptırdı.
İş adamı Aziz Hortoğlu, 16 yıl önce İstanbul Yeşilköy'deki evinin önünde bulduğu yavru kediye bakmaya başladı. ''Panter'' adını verdiği kedisini yıllarca yanından ayırmadığını ifade eden Hortoğlu, kedinin yaklaşık 1 yıl önce ölmesi üzerine büyük üzüntü yaşadığını belirtti.

"16 YIL BERABER GÜLDÜK, BERABER AĞLADIK"

Ölen kedisini çok sevdiğini anlatan Hortoğlu, ''Arkadaş gibi birbirimize destekçi olduk. O beni gördüğünde sevinirdi ben onu gördüğümde mutlu olurdum. Moralim bozuk olduğunda onunla konuşurdum. Evimden çıkıp arkadaş gibi caddelerde gezerdik. 16 yıl onunla beraber, güldük, onunla beraber üzüldük. Panter ölünce çok büyük bir şok yaşadım'' diye konuştu.

MEZAR YAPMAK İÇİN TARLA SATIN ALDI

Hortoğlu, kedisinin ölmesinin ardından İstanbul'da 2 gün boyunca kedisini defnedecek bir yer aradığını fakat bulamadığını anlattı.
Yanında çalışan bir arkadaşının yardımıyla kedisi Panter'e mezar yapmak için bir tarla satın almaya karar verdiğini ifade eden Hortoğlu, ''Yanımda çalışan bir arkadaşımın köyü Demircihali'de bir tarlanın satıldığını duyduk. 5 dönüm büyüklüğündeki tarlayı satın aldım. Kedim 'Panter'i oraya defnettik. Ardından mermerden bir mezar yaptırdım. Ara sıra kedimin mezarını ziyaret ediyorum. Onu çok özlüyorum'' şeklinde konuştu.

MEZAR TAŞI DA YAPTIRDI

Bu arada, kedinin renkli fotoğrafının bulunduğu mezar taşında, ''PANTER'dir benim adım. 16 yıl İstanbul'da kaldım. 31.01.2012'den sonrasını hatırlamıyorum. Şimdi burada kalıyorum'' ifadeleri yer alıyor.
Tarlada ayrıca yaklaşık 1,5 metre boyunda ve üzerinde kendinin renkli fotoğrafı olan bir tabela bulunuyor. Tabelanın üzerinde ise ''Panterin yeri'' ibaresi yazıyor.

YETENEK SİZSİNİZ Aref Ghafouri Gösterisi Shark 09.12.2012



Aref'ten büyüleyeci bir gösteri daha Yetenek Sizsiniz yarışmasında yaptığı gösterilerle çok konuşulan Aref Ghafouri son yaptığı şovla herkesi büyüledi. Aref, şovuna başlamadan önce seyircilere dev ekranda köpekbalıklarıyla ilgili bir video izletti. Videodan sonra hazırladığı gösteri için sahneye bir düzenek kuruldu. Stüdyoya kurulan düzenek köpekbalığı ağızı şeklindeydi. Aref, her yeri bağlı bir gömlek giydi ve bir seyirciyi sahneye alarak sağlamlığını kontrol etmesini istedi. Daha sonra ayaklarına halat bağlatıp kendisini hazırlamış olduğu düzeneğe bağlattı. 79 saniyede giydiği gömlekten kurtulacağını söyleyen Aref, şaşkın bakışlar arsında düzenekten çıkmayı başardı. YORUM: Aref`i kendisini gelistirdiği icin gercekten takdir ediyoruz.Bu tür isleri yapmak icin pahalı malzemeleriniz ve bu isten anlayan elemanlarınız gerekiyor.Ve Aref`te bunu yapıyor.Ama Aref bu isi yaparken bu islerin masrafını kim karsılıyor.Elbetteki Rayting uğruna Acun Ilıcalı.Hayrına gelip bu gösteriyi yapacak değildi ya.Neyse Shark gösterisi ve bıcak gösterisi güzeldi.Biz bu Showlarının hilesinide biliyoruz.Ama hepsini aciklamak gerekmezki.Emek veriyor bizede koltuğa yaslanıp keyifle izlemek düser.Azcık tüyo isterseniz Yorumun hemen yukarısındaki videoda mevcut.Kağıdı bayandan alıyor elemanına veriyor.Ve sonra yine elemanından geri alıyor.Ve bıcağina sag tarafından firlatmadan hemen önce takıyor.Yukardaki videoda ise anlatılan,sihirbaz bıcağı fırlatırken herkes gözünü fırlattığı yere yönelmesi.Kimse sihirbazın eline yoğunlasmıyor yani:)Ikinci Shark gösterisine gelince `Deli Gömleği`sizce hileli olamazmı?Neyse bizden bu kadar.Yoğunlasma meselesi yani.

GDO KaraKedi [ Şafak Sezer] Fragman


Şafak Sezer’in yeni filmi “G.D.O. KaraKedi”nin fragmanı çıktı. Film, 25 Ocak’ta vizyona girecek. Yapımcılığını Setra Film’in üstlendiği, Maskeli Beşler, Kutsal Damacana, Kolpaçino gibi filmlerle seyircinin kalbinde taht kuran komedi filmlerinin usta oyuncusu Şafak Sezer’in senaryosunu yazdığı ve başrolünde oynadığı “G.D.O. KaraKedi”, 25 Ocak’ta vizyona girecek. İstanbul Balat’ta yaşayan Gürkan, Duran ve Orhan isimli üç kardeşin başına gelen komik ve macera dolu olayları konu alan filmin fragmanı, sosyal paylaşım sitelerinde ve sinemalarda yayınlanmaya başladı. Yönetmenliğini Murat Aslan’ın üstlendiği G.D.O. KaraKedi filminin diğer oyuncuları arasında Serkan Şengül, Volkan Başaran, Seda Yıldız, Şener Kökkaya, Durul Bazan, Erdem Akakçe, Hamdi Kahraman, Demet Bölükbaşı, Melisa Aslı Pamuk, Server Mutlu, Halil Kumova ve Cenk Kangöz yer alıyor. Akıllısı beni bulmaz, delisi peşimden ayrılmaz... Balatlı üç kardeşin sıradan yaşamları sadece bir günde değişiyor. Kaza, cinayet, mafya, aşk, kız kaçırma ve bir dolu aksiyon... Taksici Gürkan, aşık Duran ve pilavcı Orhan karakterlerinin bu kadar da olmaz dedirtecek, tesadüflerle şekil almış, trajikomik hayatta kalma mücadelesini anlatan film 25 Ocak’ta vizyona girecek.

Telefon Yerine Ütüyü Kulağına Götürünce

Telefon diye ütüyü kulağına götürünce Polonya’da dalgın bir koca telefon diye elindeki kızgın ütüyü kulağına götürünce hastanelik oldu. Daily Mirror’ın haberine göre, Polonya’nın Elbag kentinde yaşayan 32 yaşındaki Tomasz Paczkowski, evde kaldığı bir gün eşi Lila’ya yardımcı olmak için ütü yapmaya karar verdi. Hem televizyondaki boks maçını seyredip hem de ütü yapmak üzere ütü masasını televizyonun karşısına yerleştiren Paczkowski, keyfini daha da artırmak için kendine bir de bira açtıktan sonra ütüye başladı. Kendini boks maçına iyice kaptıran Paczkowski, bir ara cep telefonunun çalması üzerine, telefon diye dalgınlıkla elindeki kızgın ütüyü kulağına götürünce olanlar oldu. Bir anda acıyla bağırmaya başlayan dalgın kocanın sol kulağıyla sol yanağında üçüncü derece yanıklar meydana geldi. Kaldırıldığı hastanede yüzü sarılan Paczkowski, “Karım aynı anda hem ütü yapıp hem de başka şeylerle ilgilenebiliyor. Ben niye beceremedim, anlamadım” dedi.

Leman'dan Recm Kapağı

Leman'dan recm kapağı Leman dergisinden çok konuşulacak recm kapağı.. En Ucuz Konut Kredisi Seçenekleri için Mutlaka Tıklayın! Paranız Faize Değil Evinize Gitsin Haftalık mizah dergisi Leman İstanbul Kongre Merkezi'ndeki cansız mankenlerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gelişi öncesinde kaldırımasını kapağına taşıdı. Kapaklarında genelde Başbakan Erdoğan'a yer veren Leman bu haftayı da es geçmedi. İşte Leman'ın o kapağı;

24 Yıl Önce Bağlamayı Konuşturan İsmail YK'dan Yeni Albüm ` Ben Senin Ananın`


 İsmail YK'nın 24 yıl önceki bağlama resitali 24 yıl önce bağlamayı konuşturan İsmail YK'nın geldiği nokta: Albüm ismi; BEN SENİN ANANIN... Ünlü şarkıcı İsmail YK'nın 24 yıl önce bağlama çaldığı görüntüleri ilk kez canlı yayında ekranlara getirildi. Tepki çeken 'Ben senin ananın..' isimli albümüyle dikkatleri üzerine çeken fantezi pop şarkıcısı İsmail YK, yeni albümünü Saba Tümer'in programında da tanıttı. 24 YIL ÖNCE BAĞLAMAYI KONUŞTURUYOR Canlı yayında İsmail YK'nın tam 24 yıl önce Almanya'da izleyenlerine bağlama resitali sunduğu görüntülerde sınırları zorlayan İsmail YK'nın, bağlamayı başının arkasına alarak çaldığı anlar ise herkesin ağzını açık bıraktı. ALBÜM İSMİ TARTIŞMA YARATTI Öte yandan şarkıcının tepki çeken albüm ismi canlı yayında Saba Tümer'e oldukça zor anlar yaşattı.

Apple'ın Haritasını Kullanıp Kaybolanları Polis Kurtarıyor

Apple'ın haritasını kullanıp kaybolanları polis kurtarıyor Kullanmayın şu uygulamayı. Sonra kayboluyorsuz böyle... Avustralya'da Apple'ın harita uygulamasını kullanarak kaybolan bir grup insan, ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Apple'ın harita uygulamasının dertleri bitmek tükenmek bilmiyor. Her ne kadar özür dileyip, uygulama üzerinde çalışmalar yapacaklarını söyleseler de, görülüyor ki işler hala berbat gidiyor. Şimdiye kadar birçok kaybolma haberi çıkmıştı. Sanırız en ciddi olanı bu. Şehirden ayrılıp, Apple'ın harita uygulamasını kullanarak yola çıkan altı kişi, istedikleri hedeften kilometrelerce uzakta, bildiğimiz "dağ başında" bulmuş kendilerini. Yemek ve su olmadan 24 saat geçiren grup, Avustralya polisinin yardımıyla kurtulmayı başarabildi. Kurtarma operasyonunun ardından açıklama yapan polis, Apple'ın harita uygulamasının yerine, diğer harita uygulamalarının kullanılması gerektiğini bildirdi. Zira kullanıldığı sürece daha fazla kaybolma vakaları yaşanabilir.

Otoban Ortasındaki Ev Sonunda Yıkılabildi

Otoban ortasındaki ev sonunda yıkılabildi Çin'deki Zhejiang Eyaleti'nde bulunan Wenling kentindeki tren istasyonuna bağlanan karayolunun yapımı tamamlanmasına karşılık otoban ortasında kalan 4 katlı binanın sahibi 75 yaşındaki Luo Baogen günler sonra kamulaştırma için ikna edildi. Baogen, ortada kalan evinin kamulaştırılmasına izin verilince bina kısa sürede yıkıldı. Çin'in doğu kıyısında tren istasyonuna bağlanan karayolunun yapımı kısa sürede tamamlanırken, Wenling kenti evinin kamulaştırılmasına karşı çıkan Çinli bir türlü ikna edilemedi. Büyük harcama yapılan otoyol projesinden vazgeçilemeyince 4 katlı binanın 2 tarafına ek yollar yapılarak trafik akışı sağlandı. Evini çok sevdiğini ve terk etmeyeceğini belirten Çinli'nin komşularının binadan ayrıldıkları halde bu inadını ne kadar sürdüreceği merak konusu olmuştu. Luo Baogen'in, devletten 50 bin dolar para ve başka bir bölgede yeni inşa edilen sitelerden iki daire karşılığı kamulaştırma için anlaştığı kaydedildi.

İnat Uğruna İnşaatı Kesintiye Uğratan Mezar

Çin'de meydana gelen ilginç olayların ardı arkası kesilmiyor. Otobanın ortasındaki yaşlı çiftin evi henüz yıkılmışken bir benzeri daha yaşanıyor. Bu sefer olayın adresi Taiyuan kentindeki eski bir mezar taşının etrafında yapılmakta olan rezidans. İnşaat firması mezarlık arazisini satın aldı ve mezarların kaldırılması için köylülere tazminat ödedi. Fakat bir tek aile 160,000 dolarlık tazminatı kabul etmedi. Teklifi reddetmesinin sebebi ise, mezarın taşınması için uğurlu bir tarih bekliyor ve şirketin neden bu mezarlığı seçtiğini açıklamasını istiyor olması. Nisan 2013 yılında tamamlanması planlanan inşaat, bir anlaşmaya varılamamasına rağmen mezar taşının çevresinde yapılmaya devam ediyor.

Osmanlı'da Cinsel Hayat

Murat Bardakçı'dan Osmanlı'da Seks hikayeleri OSMANLI'DA CİNSEL HAYAT.. İlk fahişeler, ilk jigololar, lezbiyen cümbüşü.. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Muhteşem Yüzyıl'da anlatılan tarih için "Bizim öyle bir ecdadımız" yok demesiyle başlayan tartışma, haftalardır ivme kaybetmeden devam ediyor. Erdoğan'ın bu çıkışı eleştirilirken bir yandan da tarihimizin anlatıldığı kadar pir-u pak olmadığı tartışılıyor. Taraf gazetesinden Ertan Altan'ın Başbakan'ın sözlerini haksız çıkarmak istercesine hazırladığı haberde ecdadımızın Başbakan'ın sandığı kadar masum olmadığını anlatılıyor. İşte Murat Bardakçı'nın Osmanlı'da Seks kitabına dayanarak hazırlanan haber: Konut Kredisi Başvurusu için Tıkla! Tam 15 Bankanın En Uygun Kredileri Burada Son Dakika! Kredi Kartı Borcunuza Pratik Çözüm ECDADI KORUMA YASASI Başbakan Erdoğan’ın Muhteşem Yüzyıl çıkışının ardından, AKP’de “ecdadı koruma yasası” için hazırlıklar başladı. RTÜK’ün yayın ilkelerine, “Tarihî olayları ve tarihî şahsiyetleri aşağılayan, küçük düşüren nitelikte yayın olamaz” şeklinde bir ekleme yapılarak Muhteşem Yüzyıl ve benzeri televizyon projelerinin önünün kesilmesi tasarlanıyor. OSMANLI TOPLUMUNDAKİ CİNSEL YÖNELİMLER VE USULLER Yasanın kapsamı ve Osmanlı tarihi ile ilgili kısıtlamaların nerelere uzanacağı belirsizliğini korurken, kitapçılarda Osmanlı’nın renkli toplumsal hayatını bütün yönleriyle anlatan çok sayıda eser bulunuyor. Bu eserlerden biri de gazeteci Murat Bardakçı tarafından kaleme alınan ve İnkılap Yayınları’ndan çıkan Osmanlı’da Seks adlı kitap. İlk olarak 1987 yılında yayımlanan kitap bugüne kadar altı baskı yaptı. Bardakçı Osmanlı'da Seks kitabında Osmanlı toplumundaki cinsel yönelimleri ve usulleri anlatıyor. ADINA KİTAP YAZILAN YEMENİCİ BALİ OĞLAN Kitapta, 1686 yılında Hamamcılar Kethüdası olan İsmail Ağa tarafından kaleme alınan Dellakname-i Dil Küşa yani Gönüller Açan Tellaklar Kitabı adlı uzunca bir metin yer alıyor. İstanbul’un ünlü hamamları ve bu hamamlarda “kulamparaya peştamal çözen nazenin oğlanları” anlatan İsmail Ağa’nın kitabı kaleme almasının sebebi ise yine bir hamam oğlanı. Kılıç Ali Paşa Hamamı’nda “soyunurken” İsmail Ağa tarafından çok beğenilerek “iç oğlanı” yapılan Yemenici Bali Oğlan, “Bir kitap yazsan, içinde adımız geçse, tarihte hatırlansak” deyince İsmail Ağa, İstanbul’daki 2 bin 123 “parlak” tellaktan on birini seçerek anlatmaya başlamış. Tabii başta Yemenici Bali Oğlan. Kethüda’nın coşkulu üslûbunun katkısıyla, ortaya Osmanlı’nın en renkli eşcinsel metinlerinden biri çıkmış. İSMAİL AĞA'NIN YAKIŞIKLI SEVGİLİSİ İsmail Ağa, “mahbûb-ı ziba” yani “yakışıklı sevgili” diye andığı Yemenici Bali Oğlan için şunları söylüyor: “Henüz on beş yaşında ve güzellik tacı adının başında ve bu günahkârın mürg-i dili (gönül kuşu) yemenici oğlanın samur kaşında.” Zavallı Yemenici, gaddarlıklarıyla nam salmış 59. Yeniçeri Ortası’nın acemilerinden. Şahbaz bir yoldaşının altındayken baskın verilince defterli olup Kılıç Ali Hamamı’nda soyunmaya başlamış. Kethüda’nın deyişiyle, “Amma camekân odada, amma içeri halvette o nazlı oğlanın firuze kâsesini ejder misali demir kazık millerle oymuşlar.” İsmail Ağa, Yemenici’nin hamamda soyunduğu dönemdeki tarifesiyle ilgili de bilgiler vermiş: “Gece ve gündüz seferi 70 akçedir. 20 akça dahi ortağı dellak alır. Gece döşek yoldaşlığı 300 akçadır. Kulamparası kaç sefere takati varsa 300 akçaya dâhildir.” HAYDUTLARIN TECAVÜZÜNE UĞRAYAN SİPAHİ MUSTAFA BEY Bir kadızadenin gönül eğlencesiyken sokaklara düşen Sipahi Mustafa Bey, Mudurnu Dağı’nda “Kara Domuz” namlı bir hayduda peşkeş çekilmiş. İsmail Ağa’nın deyişiyle haydut, “Oğlancığı kıllı sineye çekip gözleri yaşına bakmayıp gümüş kümbetine demir kazık çakmıştır.” Haydudun diğer adamları da Sipahi Mustafa Bey’e tecavüz ettikten sonra zavallıyı, “Yürümeye mecali kalmamakla bir handa emanet yatağa koyup gitmişler.” Bu Sipahi Mustafa Bey de Fındıklı’daki Müftü Efendi Hamamı’nda defterli olmuş. KIZ SOFTA'NIN BAŞINA GELENLER Kitapta anlatılan hamam oğlanlarından biri de Kız Softa namlı Ürgüplü İsmail. İstanbul’da hemşerisi Dağlı Mustafa’nın yanında kalırken, üçüncü gece bu niyeti bozuk hemşeri, “Oğlan, s..... yarî hiledir (dostça bir oyundur) deyip oğlancığı b’il-ikna (ikna ederek) rızasıyla fiilî livataya mübaşeret eyledikte (girişince) maslahatı begayet kebir olmakla İsmail bihuş oldukta gaddar herif işini tamam görmüştür.” Bu olayın ardından Kız Softa, İstanbul’da tezgâh arkası, dükkân, yangın yeri, mezbelelik birçok yerde soyunmuş nihayet Yıldızbaba Hamamı’nda beline peştamalı sarmış. TOKMAKÇI KALYONCU SÜLEYMAN Kethüda Efendi’nin “âdem ejderhası” diye anlattığı Kalyoncu Süleyman rağbet edilen bir “tokmakçıymış.” Bir gün kahvede otururken, Piyalepaşa hamamcısı ile tanışmış. Hamamcı, “Tamam, bana böyle şahbaz bir tokmakçı lazım” deyip Süleyman’ı hamama almış. İsmail Ağa, bu âdem ejderhasının hamam muamelesini anlatırken adeta kendinden geçmiş: “Uzan beyim, paşam deyip nicesini baldır bacağa atar, kıvamı geldikte kendi peştemalını fora edip dal... müşterinin ayaklarını öper... ” KINALIKUZU FİRUZ El, ayak parmakları kınalı olan Firuz, Arnavut asıllıymış. Bir hemşerisi Firuz’u hamama gelen kulamparalara tanıştırmış, el öptürmüş. Hamamda yaşananları anlatan Kethüda Efendi, Firuz için de kalemini konuşturmuş: “Efendim, ortaklık yoludur. Oğlanın başını tutmam gerektir deyip o lain Arnavud şaki, Firuz’un boynuna kol kemendini attıkta, oğlanın g... nur topu misali d... ki, aşk olsun o oğlana .... basana.” İLK FAHİŞELER, İLK JİGOLOLAR Murat Bardakçı diyor ki; “İstanbul halkı için seks skandalları, sık rastlanan olaylardandır. Hiçbir dönemde de engellenememiştir.” Kitaba göre ilk kayıtlı fahişelere Kanuni Sultan Süleyman devrinde rastlanmış. Bununla birlikte ilk jigololar Yavuz Sultan Selim devrinde ortaya çıkmış. KANUNİ DÖNEMİNDE ÜN YAPAN FAHİŞELER Murat Bardakçı kitapta Kanuni döneminde İstanbul’da ün yapan ilk fahişelerin isimlerini bile veriyor: Arap Fatı, Giritli Narin, Atlıases Kamer, Kirteli Nefise ve Balatlı Ayni... BALİ BEY'İN KARISI JİGOLO DÜŞKÜNÜYDÜ Yavuz Sultan Selim döneminin milli kahramanı olan Bali Bey’in karısı ise jigololara tutkunmuş. Varını yoğunu genç erkeklere veriyormuş. Çift bu yüzden pek çok kez kadılık olsa da, yaşananlar Yavuz’un kulağına gitse de Bali Bey’in karısı genç erkeklerle ilgilenmekten bir türlü vazgeçememiş. LEZBİYEN CÜMBÜŞÜ Murat Bardakçı’nın kitabında Osmanlı’daki lezbiyen ilişkiler de anlatılıyor. Arapça “zarif” kelimesinden gelme “zürefa”nın “lezbiyen”, “sevici” anlamında kullanıldığını belirten Bardakçı, bu merakın, İstanbul’da her dönemde ve özellikle yüksek kesimde revaçta olduğunu anlatıyor. OSMAN PAŞA'NIN LEZBİYEN KARISI Lezbiyenlikle ilgili gerçek hikâyelerden biri Sadaret kaymakamı Osman Paşa’nın karısının başından geçmiş. 1810 yılında Sadaret kaymakamı olan Osman Paşa’nın en büyük zaafı İstanbul’un en namlı lezbiyenlerinden biri olan karısına aşırı düşkünlüğüymüş. Karısı bir çingene rakkaseye gönül verip evde hanımların katıldığı içkili, müzikli meclisler düzenleyince dedikodular alıp başını gitmiş. Bu âlemler duyulunca, saraydan, “Karısına sahip çıkamayan devlete hiç çıkamaz” yazılı fermanla Osman Paşa’yı devlet görevinden azletmişler. Günah yalnızca halk içindi

Diyanet'ten 21 Aralık Açıklaması

Diyanet'ten kıyamet açıklaması 21 Aralık'ta kıyamet kopacak mı? Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, son günlerde gündemden düşmeyen Maya takviminin 21 Aralık günü kıyamet senaryosuna Twitter'da değindi. Batıl, sahte ve hurafe kıyamet senaryolarına itibar etmeyin diyen Diyanet İşleri Başkanı Görmez, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Gelen yoğun sorular üzerine derim ki; batıl, sahte, hurafe kıyamet senaryolarına itibar etmeyelim. Ebedi âleme hazırladıklarımıza bakalım. Dünya ahiretin tarlasıdır. Cennet tohumunu bu dünyada ektiğimiz bir bahçedir. Cehennem ise ateşini bu dünyadan götürdüğümüz bir ocaktır. “Rabbimiz, bize dünyada da ahirette de güzellikler ver” diye dua edelim…” ÖSKAN: 'İNSANLARIN BİLİNMEYENE MERAKI BÜYÜK Mayaların iddiasına bir açıklamada Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rafet Özkan'dan geldi.Özkan, Maya takvimine göre 21 Aralık'ta kıyametin kopacağı iddialarına ilişkin, “Bütün dinlerin beklediği bir kıyamet ve bir son var. Ama mayaların iddia ettiği bir tarihte kıyamet kopmayacak. Halkımız rahat olsun. Şehrimizin insanları rahat olsun” dedi. Özkan, insanların geçmişten günümüze böyle gizemli konulara çok alaka duyduklarını belirterek, her insanın bilinmeyene karşı eğilimi ve merakı olduğunu söyledi. İslam'a göre kıyameti Allah'tan başka kimsenin bilmeyeceğine dair Kuran-ı Kerim'de çok net ayetlerin olduğunu ifade eden Özkan, “Araf Suresi 186. ayeti kerimesinde Cenab-ı Allah Peygamberimize ithafen şöyle buyuruyor; 'Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki, onun ilmi Rabbimin katındadır. Onun vaktini O'ndan başka da kimse açıklayamaz'. Diğer ayetlerde ve surelerde, kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgiyi Allah'ın bileceği ve sır olduğu ifade ediliyor” diye konuştu. 'HURAFE SENARYOLARINA İTİBAR ETMEYİN!' Özkan, insanlık tarihinde özellikle vahiyle muhatap olmamış kavimlerde gökyüzüyle ilgili merakların hat safhaya ulaştığının altını çizerek, Asurluların gök bilimle ilgili çok önemli tespitlerinin olduğunu fakat dünya tarihinde kıyametin kopuşuyla ilgili kehanetlerden hiçbirinin tutmadığını dile getirdi. Bütün dinlerde, ister ilahi menşeli ister beşeri menşeli olsun bir son beklentisi olduğunu vurgulayan Özkan, şunları kaydetti: “Ama onun vaktini Allah biliyor. Halkımız rahat olsun. Şehrimizin insanları rahat olsun. Sonlu bir hayatta yaşıyoruz. Müslüman ölüme her daim hazır olmalıdır. Kıyameti beklemek bir müslümana yakışmaz. Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya bugün ölecekmiş gibi de hazırlıklarımız diğer dünyaya yönelik yapacağız. Ama ben pek çok kavimde böyle kehanetlerin olduğunu ama hiç gerçekleşmediğini çok açık yüreklilikle söyleyebilirim. Bütün dinlerin beklediği bir kıyamet ve bir son var. Ama mayaların iddia ettiği bir tarihte kıyamet kopmayacak.” Amerikada Williams adında bir gencin 21 Aralık 1853 yılında kıyametin kopacağını iddia ettiğini hatırlatan Özkan, “Kıyamet kopmadı. Bir milyon taraftarı vardı. Bir hayal kırıklığı yaşandı. O dine inananların hepsi tüm varlıklarını sattılar. Ve Hz. İsa'nın gökten gelişini beklediler” ifadesini kullandı.

Köpekler Araba Sürüyor



Yeni Zelanda'da, bir merkezde birkaç ay süreyle özel eğitime alınan 3 köpeğe otomobil kullanmaları öğretildi. Köpeklerin eğitim sonunda direksiyon başına geçerek gerçek otomobil kullanacakları açıklandı.

2 Sarhoş Arkadaş Motosiklete Binerse


2 sarhoş arkadaş motosiklete binerse Rusya'da amatör bir kamerayla çekilen görüntüler iki sarhoşun komik durumunu gözler önüne seriyor. Çift şeritli asfalt yolda zig zaglar çizerek ilerleyen motora arkadan yaklaşan otomobildeki kişilerce çekilen görüntülerde, kırmızı bir motora binen iki alkollü şahsın motorun üstünde dahi durmakta zorlandıkları görülüyor. MOTORU SAĞA ÇEKİP YOL VERMEK İSTEDİ Şoförün arkasına oturan şahısta kask bulunmazken sürekli sağ tarafa doğru yattığı böylece şoförün de dengesini iyiden iyiye bozduğu fark ediliyor. Arkalarından yaklaşmakta olan aracı fark ettikten sonra hızlanmaya çalışan motorun sürücüsü arkadaki aracın kornaya basmasının ardından motoru sağa çekip yol vermek istese de başarılı olamıyor. HAKİMİYETİ KAYBETTİLER Emniyet şeridinin olmadığı orman yolunda korna çalan araca yol vermek isteyen alkollü sürücü motorunun hakimiyetini kaybediyor ve arkadaşı ile birlikte çimlerin üstüne düşüyorlar.

Istanbul`da Yapılacak Cami Planlaması Penguen`de

Asansörde Tabut şakası

Asansörde tabut şakası İzlenme rekorları kıran şaka.. Brezilya televizyonunda yapılan şakaya maruz kalanlar hayatları boyunca unutamayacakları dakikalar yaşadı. Daha önce de aynı şaka ekibinin asansörde çekmiş olduğu hayalet şakası izlenme rekorları kırmıştı.

Cem Yılmaz`a Büyük Rakip Atalay Demirci Yetenek Sizsiniz


Atalay Demirci Muhteşem Gösterisiyle Gülmekten Kırdı Geçirdi

Yerli Hurdacı`dan Batman Otomobili


von Topladığı hurdalarla otomobil yaptı Batman filminden etkilenen Ağrılı bir kaporta ustası hurdalıktan topladığı çamaşır makinesi, buzdolabı, masa, sandalye, ütü masalarının saclarını kullanarak biri kanatlı iki otomobil üretti. Doğubayazıt İlçesi Sanayi Sitesi'nde kaportacılık yapan 42 yaşındaki İsmail İlhan, kardeşi Ömer İlhan'ın yardımıyla topladığı hurda parçalarından 6 ay süren çalışmanın ardından siyah rengi ve görünümüyle dikkati çeken saatte 100 kilometre hız yapabilen 2 otomobil yaptı. İlhan, 15 yıldır kaporta ustalığı yaptığını, Batman filminden etkilenerek otomobil yapmaya karar verdiğini söyledi. İlçedeki hurdalıklardan çamaşır makinesi, buzdolabı, masa, sandalye, ütü masalarının saclarını topladığını anlatan İlhan, bu saclara şekil verdikten sonra biri tek, diğeri iki kişilik iki otomobilin yapımını tamamladığını ifade etti. Araçlarından birine "Fırtına", diğerine "Yarasa" ismini koyduğunu belirten İlhan, bu otomobillere iki ayrı araba markasının motorunu kullandıklarını anlattı. İlhan, yangın söndürme tüpleri de yerleştirdiği araçlarının yapımını tamamlamasının ardından test sürüşü için Kaymakamlık ve İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden izin alarak test sürüşü yaptığını belirtti. İlhan, otomobillerin motorları hariç kaporta, boya ve elektrik işlerini kendisinin yaptığını anlatarak, "Destek sağlanırsa daha farklı modeller yapacağım. İstenildiği taktirde araçlarımın filmlerde kullanılmasına izin vereceğim" dedi. "UÇAN ARAÇ PROJEM İÇİN YETKİLİLERDEN DESTEK BEKLİYORUM" İlhan, araçlarının trafiğe çıktığında ilgi odağı olduğunu, destek verildiği takdirde bu alanda çalışmalarına devam etmek istediğini söyledi. Araçlarının özellikleri hakkında da bilgi veren İlhan, şöyle devam etti: "Yaptığım araçların biri tek, diğeri iki kişiliktir. Genellikle hurdalıkta bulduğum buzdolabı, çamaşır makinelerinin parçalarını topladım. Ayrıca sandalye ve karyola demirlerinden bu araçları yapmaya çalıştım. Araçların bana maliyeti 5 bin lira. Şu ana kadar hiç kimseden destek alamadım. Bazen test sürüşleri için trafiğe çıkmak zorunda kalıyorum. Onu da kaymakamımız ve emniyet müdürümüz sağ olsunlar, onların inisiyatifiyle test sürüşü yapıyorum. Araçlara ruhsat almak için hiç başvuruda bulunmadım, imkanım yok, destek bekliyorum." Türkiye'de yerli otomobil için çalışmalar sürerken kendisinin de bu sürece katkıda bulunmak istediğini belirten İlhan, "Projede yer almak istiyorum. Şu ana kadar yerli araç üretilmedi. İsterim ki ben hurdalıktan bu araçları yaptıysam, yerli araç için destek alırsam daha iyi bir araç üretebilirim" diye konuştu. İlhan, "Tek isteğim devlet büyüklerimden bu tür girişimlerimin desteklenmesi. Verilecek imkanlarla daha güzelini yaparım. Uçan araç projem var. Destek aldığım takdirde iddia ediyorum uçan araç üreteceğim" dedi.

Gerçek Lassie Tekneyi Kurtardı


Tekne kurtaran muhteşem köpek 'Jack' adlı köpek tekneyi kurtardı. Bodrum, saatteki hızı 70 kilometreyi geçen lodos nedeniyle zor saatler yaşadı. Küçük balıkçı kayıklarının battığı, ağaçların devrildiği fırtınada Yalıkavak Beldesi Küdür Yarımadası'nda bir k oyun ağzında tonoza bağlı 12,5 metrelik "Drakes Drum" isimli yatta kalan İngiliz çift, büyük korku ve panik yaşadı. HALATI AĞACA DOLADI Karaya 150 metre uzaktaki yat, tonoza bağlayan halat fırtınanın etkisiyle kopunca kontrolsüz olarak sürüklenmeye başladı. Canlarını ve yatlarını kurtarmak için 64 yaşındaki Kin Watson ile eşi 62 yaşındaki Mary Watson büyük mücadele verdi. Yatı kontrol edemeyeceğini anlayan çiftten önce Mary Watson elbiseleriyle denize atlayıp dalgalarla boğuşarak kıyıya ulaşmayı başardı. 250 bin dolar değerindeki yatı kurtarmak için mücadele veren İngiliz çiftin, halat bağlama eğitimi de verilen 'Jack' adlı köpeklerinin mücadelesi de görenleri hayran bıraktı. Bağlama halatını tekneden yüzerek karaya çıkartan ve ardından halatı ağacın etrafına dolayan 'Jack', sahiplerine yardımcı oldu. Kin Watson da yatın kumsala yönelmesiyle kendini denize bıraktı ve kıyıya çıktı. Yat da kumsalda karaya oturdu. Bu sırada olay yerinin yakınlarında bulunan DHA muhabirleri İngiliz çift ve köpeklerinin mücadelesini saniye saniye görüntüledi. CANIMIZI KURTARDIK Kin Watson, tonozda bağlı bulunan yatın birden çıkan fırtına ile sürüklenmeye başlandığını belirterek, "Eşim ve ben iyi birer denizciyiz. Tabii altı yaşındaki köpeğimiz de hep teknede yaşıyor. Canımızı kurtardık ardından tekneye zarar gelmemesi için yoğun mücadele verdik. En az hasarla tekneyi kurtardık" dedi. FERİBOT SEFERLERİ İPTAL Açık denizde dalga yüksekliği 6 metreyi bulan şiddetli lodos nedeniyle Bodrum-Datça, Bodrum-İstanköy feribot seferleri iptal edildi, Güllük'ten İsrail'e kuru yük götüren gemiler ise çareyi Bodrum koylarına sığınmakta buldu.