Otobüs şoförleri Telefonla Konuşurken Görüntülendi

http://im.haberturk.com/2015/03/09/ver1425933909/1051328_620x410.jpgOtobüs şoförleri telefonla konuşurken görüntülendi

Bursa'da direksiyon başında telefonuyla konuşan 3 şoför, bir yolcu tarafından kameraya kaydedildi.

 
şoför
Toplu ulaşım araçları sürücüleri, yapılan uyarılara rağmen direksiyon başında cep telefonuyla oynayarak vatandaşların can ve mal güvenliklerini tehlikeye atıyorlar...

OTOBÜS ŞOFÖRLERİ TELEFONLA OYNARKEN YAKALANDI

Bursa'da çekilen otobüs şoförlerinin görüntüleri tepkilere neden oldu. Görüntülerde, bir otobüs sürücüsü cep telefonuyla sosyal meydada dolaşırken, ikinci sürücü cep telefonuyla konuşurken, üçüncüsü ise mesajlaşırken kaydedildi:

Kule THY Pilotundan Plaka istedi

http://airlinehaber.com/wp-content/uploads/2016/03/kule-thy-pilotundan-plaka-istedi-1.jpg

Kule, THY pilotundan plaka istedi

.
Kule, THY pilotundan plaka istedi
Atatürk Havalimanı apron tarafında, zaman zaman pist başına giden veya park etmek için dönüş yolunda olan uçakların pilotları, apron trafiği kurallarına uyulmaması nedeniyle zor anlar yaşıyor. Bu sabah bir kule görevlisi, bir THY pilotundan hata yapan aracın plakasını alıp almadığını sordu.
THY pilotu ile kule görevlisi arasında geçen konuşma:
PİLOT – Ground, THY 349
KULE- Devam edin
PİLOT- Efendim, döndükten sonra durmuş trafikte arada bekliyorduk. O sırada önümüze aradan bir araç geçti. Sarı bir araç. Takip edebildiniz mi?
KULE-Hayır efendim. Negatif. Plaka alabildiniz mi? Follow me’ yi ikaz edelim,
PİLOT- Efendim, şu anda yeni yapılan inşaat sahasına girdi, orada dolaşıyor. Bizimle, önümüzdeki duran uçak arasından geçti.
KULE- Efendim muhtemelen Follow me aracı olabilir. Apronda çalışanların kullandığı. Şu anda muhtemelen odur. Kontrollü bir şekilde geçmiş olabilir. Ben yine de ikaz edeceğim. Şu an 226 körüğe doğru geliyor sanırım.
PİLOT – Doğrudur efendim. Çok yakındık, biz öndeki uçağa. İki uçak arasından geçti. Sadece bilgi vermek istedim.
KULE- Anlaşıldı efendim , teşekkür ederim efendim, Ben ileteceğim.
Bu arada, Atatürk Havalimanı’nda hem apronda düzenleme çalışması, hem ek terminal binası inşaatı sürüyor ve inşaat alanında çok sayıda araç bulunuyor.

Sahibine Trip Atan Hamster

Sahibine trip atan hamster İZLE 

Sahibine trip atan hamster

Sevimli hamster, sahibi yemeğini vermeyince trip attı.


Hayvanlar aleminin en tatlısı hamsterların hareketleri izleyenleri güldürüyor... Hamster, sahibinin eline aldığı çilekle kendisiyle oyun oynamasına sinirlendi.

SAHİBİNE TRİP ATTI

Önce yemek için çilekle büyük mücadele veren hamster, sonra sahibine küserek trip attı. Çileği istemiyormuş gibi davranan hamsterın komik halleri ise kameraya yansıdı:

Basketbol Sahalarında Görülmemiş Hareket

Basketbol sahalarında görülmemiş hareket 

İspanya'da Murcia-Sevilla arasında oynanan maçta Murcia'nın Arjantinli oyun kurucusu rakibini yaptığı hareketle rencide etti.


Basketbol sahalarında görülmemiş hareket - İZLE
Murcia - Sevilla karşılaşmasında, Murcia'nın guard'ı Arjantinli Facundo Campazzo, maç içinde parkelerde görmeye çok da alışkın olmadığımız bir hareket yaptı.

ESKİ EFESLİNİN ARKASINDAN TOPU GEÇİRDİ

Campazzo, takımı hücumdayken yanlış eşleşme sonucu savunmasında kalan eski Efesli uzun Bostjan Nachbar'ın fazla yakın olan savunmasını değerlendirip, topu arkasında geçirerek ters tarafa pas verdi.

GÖRÜLMEMİŞ HAREKET

Pozisyonun devamında sayı gelmemiş ama ne farkeder, Campazzo'nun hareketi kendini defalarca izletecek kadar güzel ve estetik. Ayrıca bu zamana kadar da basketbol sahalarında görülmemiş bir hareket.

NACHBAR'IN REAKSİYONU DA GÖRÜLMEYE DEĞER

Nachbar'ın ise bu pozisyonun içinde olması onun adına talihsizlik olmuş, Campazzo'nun topu arkasından geçirmesinin hemen ardındaki reaksiyonu müthiş.
Öte yandan karşılaşma Murcia'nın 80-76'lık galibiyetiyle sona erdi.

Pembe Gölün Sırrı çözüldü

Pembe gölün sırrı çözüldü

Pembe gölün sırrı çözüldü!

Avustralya’daki su yerine çilekli sütle doldurulmuş gibi görünen pembe renkteki Hillier Gölü’nün gizemi çözüldü. Ülkenin batısındaki gölün rengini tuz yiyen bir mikrobun değiştirdiği ortaya çıktı.

1 / 6

Gölü ilk kez görenler rengin göz yanılması olduğunu düşünse de gölden bir kova su alındığında pembe rengin korunduğunu ve kalıcı olduğunu görebiliyor. Yukarıdan bakıldığında, uzaklarda parıldayan Hillier Gölü’nün pembe yüzeyi, dikdörtgen bir pasta üzerindeki şekerli kremayı ya da çilekli sütü andırıyor.
Gölü ilk kez görenler rengin göz yanılması olduğunu düşünse de gölden bir kova su alındığında pembe rengin korunduğunu ve kalıcı olduğunu görebiliyor. Yukarıdan bakıldığında, uzaklarda parıldayan Hillier Gölü’nün pembe yüzeyi, dikdörtgen bir pasta üzerindeki şekerli kremayı ya da çilekli sütü andırıyor.

2 / 6

Pembe renkli göl Hillier, Middle Adası’nın gür ormanlarla kaplı kıyılarına gerçekten de beklenmedik bir renk katıyor. Mliddle Adası ise, Batı Avustralya’nın güney sahilleri boyunca uzanan Recherche Takımadalarını oluşturan yüzden fazla küçük adadan biri. Bu tuzlu ve sığ göl, yaklaşık 600 m. genişliğinde ve fırtınalarla çalkalanan bu denizlerden çok Hanselve Gretel’in masal dünyasına aitmiş gibi duruyor.
Pembe renkli göl Hillier, Middle Adası’nın gür ormanlarla kaplı kıyılarına gerçekten de beklenmedik bir renk katıyor. Mliddle Adası ise, Batı Avustralya’nın güney sahilleri boyunca uzanan Recherche Takımadalarını oluşturan yüzden fazla küçük adadan biri. Bu tuzlu ve sığ göl, yaklaşık 600 m. genişliğinde ve fırtınalarla çalkalanan bu denizlerden çok Hanselve Gretel’in masal dünyasına aitmiş gibi duruyor.

3 / 6

Okaliptüs ve Cajeput (Mersin ağacı ailesinden Avustralya’ya özgü bir ağaç) ağaçlarından oluşan yemyeşil bir ormanla kuşatılmış olan Hillier Gölü’nün çevresi beyaz tuz kümeleriyle çevrili. Okyanusun derin mavi sularından ise dar bir kumul şeridiyle ayrılıyor.
Hillier Gölü’nün pembe rengi, tuzlu sularında Dunaliella salma türü bir su yosunu bulmayı uman bir grup bilimci tarafından 1950’li yıllarda incelenmiş. Okaliptüs ve Cajeput (Mersin ağacı ailesinden Avustralya’ya özgü bir ağaç) ağaçlarından oluşan yemyeşil bir ormanla kuşatılmış olan Hillier Gölü’nün çevresi beyaz tuz kümeleriyle çevrili. Okyanusun derin mavi sularından ise dar bir kumul şeridiyle ayrılıyor. Hillier Gölü’nün pembe rengi, tuzlu sularında Dunaliella salma türü bir su yosunu bulmayı uman bir grup bilimci tarafından 1950’li yıllarda incelenmiş.

4 / 6

Bu yosun çok tuzlu sularda kırmızı pigment üretiyor ve anakaradaki Esperance Gölü gibi Avustralya’nın diğer pembe renkli göllerine renk katıyor. Middle Adası’ndaki pembe göl Hillier’e ait ilk kayıtlar ise 1802 yıllarına kadar gidiyor; İngiliz gemici vehidrograf Matthew Flinders Sidney’e doğru giderken bu adaya uğramış. Bu yosun çok tuzlu sularda kırmızı pigment üretiyor ve anakaradaki Esperance Gölü gibi Avustralya’nın diğer pembe renkli göllerine renk katıyor. Middle Adası’ndaki pembe göl Hillier’e ait ilk kayıtlar ise 1802 yıllarına kadar gidiyor; İngiliz gemici vehidrograf Matthew Flinders Sidney’e doğru giderken bu adaya uğramış.

5 / 6

Flinder’ın ziyaretinden sonra adaya ticari amaçlarla kısa süreliğine gidenler olmuş. 1820 ile 1840’lı yıllar arasında fok ve balina avcıları adaya yerleşmiş. Ayrıca 20. yüzyılın başından itibaren Hillier gölü’nden tuz çıkarılmış ancak tuz üretimi sadece on yıl sürebilmiş ve o tarihten bu yana ada ve pembe gölüne pek gelen olmamış. Flinder’ın ziyaretinden sonra adaya ticari amaçlarla kısa süreliğine gidenler olmuş. 1820 ile 1840’lı yıllar arasında fok ve balina avcıları adaya yerleşmiş. Ayrıca 20. yüzyılın başından itibaren Hillier gölü’nden tuz çıkarılmış ancak tuz üretimi sadece on yıl sürebilmiş ve o tarihten bu yana ada ve pembe gölüne pek gelen olmamış.

6 / 6

Batı Avustralya’da bulunan Hillier Gölü, pembe rengiyle görenleri hayran bırakıyor. Okyanustan ince bir kumsal ve yeşillik ile ayrılan Hillier gölü, 600 metre uzunluğa sahip. Batı Avustralya’da bulunan Hillier Gölü, pembe rengiyle görenleri hayran bırakıyor. Okyanustan ince bir kumsal ve yeşillik ile ayrılan Hillier gölü, 600 metre uzunluğa sahip.

Tırtır Köyüne Danaya Giderken Eldeki Murat 131 den Oldu

150 kiloluk danayı Murat 131'le çalmaya çalıştılar 

150 kiloluk danayı Murat 131'le çalmaya çalıştılar

Isparta'da kimliği belirsiz kişiler, İbrahim Karakuyu'ya ait 150 kiloluk danayı Murat 131 markalı otomobile yükleyip çalmaya kalkıştı.



murat
Geçen pazar gecesi Yalvaç'a bağlı Yukarı Tırtar Köyü'nde oturan emekli İbrahim Karakuyu'nun evinin altındaki ahıra giren kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, 150 kilo ağırlığında 10 aylık danayı dışarı çıkardı.

DANAYA AĞZINI BANTLAYIP ÇUVAL GEÇİRDİLER

Danayı bir otomobilin yolcu mahalline koyan şüpheliler, ses çıkarmaması için hayvanın ağzını bağlayıp, başına da çuval geçirdi. Sesler üzerine uyanan İbrahim Karakuyu, ahıra indiğinde dananın olmadığını fark etti.

HAYVANI MURAT 131'İN İÇİNDE BULDULAR

İbrahim Karakuyu, yeğeni ve oğlunu telefonla aradıktan sonra jandarmaya ihbarda bulundu. Sonrasında aracıyla otomobilin peşine düşen Karakuyu, yaklaşık 20 kilometre ilerde şarampole terk edilen otomobil ve içinde canlı haldeki hayvanını buldu. Israrlı takibi sonucu hayvanı bulan Karakuyu, tekrar çalınır korkusuyla hayvanı sattı. Jandarmanın yaptığı incelemede hırsızlık girişimde kullanılan otomobilin Konya'nın Ilgın İlçesi'nden satıldığı belirlendi.
150 kiloluk danayı Murat 131'le çalmaya çalıştılar
İneğin böğürmesi üzerine ahıra indiğini ve hırsızlığı fark ettiğini kaydeden Karakuyu, "Dışarı çıktığımda 1 kilometre ilerde, köy girişinde bir aracın farlarının yandığını fark ettim. Hemen peşlerine düştük ama çok hızlı gittikleri için yetişemedik. Israrlı takibimiz üzerine yaklaşık 20 kilometre gittikten sonra Senirkent karayolu üzerinde aracı şarampole çekerek şahısların kaçtığını tespit ettik" diye konuştu.

FİYATTA ANLAŞAMADIĞI SATICILAR OLDUĞUNDAN ŞÜPHELENİYOR

Olaydan önce kendisinden danayı satın almak isteyen ancak fiyatta anlaşamadıkları alıcılardan şüphelendiğini söyleyen Karakuyu, olaydan önce 5 bin lira istediği danayı 'tekrar çalınır' korkusuyla 4 bin 600 liraya başkasına sattığını anlattı. Karakuyu, "400 TL ucuza verdim ama yakalayamasak o da elimize geçmeyecekti" dedi.

Etek Altı Görüntüsünü çeken Sapığı Suçüstü Yakaladı

Etek altı görüntüsünü çeken sapığı suçüstü yakaladı

Etek altı görüntüsünü çeken sapığı suçüstü yakaladı

Avustralya'da genç kız, trende uyuklarken etek altı görüntülerini çeken sapığı, suçüstü yakalayarak onu kameraya aldı.


sapık
Avustralya'da Tegan Portener isimli genç bir kadın, trende uyuklarken etek altı görüntülerinin çekildiğini fark edince ilginç bir yönteme başvurdu.

SAPIĞINI VİDEOYA KAYDETTİ

Karşısındaki adamın, koltuğun arasından cep telefonuyla bacaklarını çektiğini fark eden Portener, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, adamın kendisine şüpheli bir şekilde baktığını ve onu görmezden geldiğini yazdı.

"ETEK ALTI GÖRÜNTLERİMİ ÇEKTİĞİNİ FARK ETTİM"

Üzerinde şort olduğunu aktaran Portener, "Yarı yolda, uykudan uyandığımda dizlerim havadaydı ve fark ettim ki koltuğunun altından etek altı görüntülerimi çekiyor. Yarım saat daha, ta ki cesaretimi toplayıp durmasını söyleyene kadar devam etti" ifadelerini kullandı.

Alman Karikatüristin Merkel Ile Türkiye Ve Mülteciler Karikatürü

Alman karikatüristin Merkel karikatüründe Türk Bayrağı

Alman karikatüristin Merkel karikatüründe Türk Bayrağı

Alman karikatürist Marian Kamensky, Merkel'in mülteci politikasını eleştiren bir karikatür çizdi. Karikatürde Türk Bayraklı seccade yer aldı


Alman karikatürist Marian Kamensky, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in mülteci politikasını eleştiren bir karikatür çizdi. Karikatürde Türkiye bayrağı işlemeli bir seccadenin altına mülteciler süpürülüyor.
İşte Alman karikatürist Kamensky’nin sosyal medya hesabından yayınladığı o karikatür;
 Alman karikatüristin Merkel karikatüründe Türk Bayrağı

Canlı Bomba Psikolojisi Ve Nasıl İkna Olurlar?

 
Son dönemlerde artan canlı bomba eylemleri sonucu bizler de, canlı bomba olarak 
seçilen kişilerin nasıl seçildiği, bu kişilerin hangi psikoloji ile bu eylemi gerçekleştirmeyi 
kabul ettiği ve hedef ve yer seçiminde nelere dikkat ettiklerini araştırdık..



Terörist gruplar neden canlı bomba kullanıyor?




Terörist gruplar neden canlı bomba kullanıyor?
Ülkemizde son dönemlerde canlı bomba eylemleri oldukça arttı. Bu 
eylemlerin tercih edilmesinin nedenleri ise aslında basit. Bu eylemler, 
diğer saldırılara 
oranla daha kolay planlanabiliyor ve son ana kadar denetlenebildiği
 için de, uygulama bakımından daha etkili ve sonuç odaklı oluyor. Eylemci, 
arkada işe 
yarar hiçbir iz bırakmıyor, yardım aldığı kişiler hakkında bilgi veremiyor. 
Hepsinden önemlisi de, eylem planının en zor bölümünü oluşturan "kaçış" 
için herhangi bir kaygı barındırmıyor.

Canlı bomba olan kişiler nasıl seçiliyor?




Canlı bomba olan kişiler nasıl seçiliyor?
Tel Aviv Üniversitesi'nde görevli İsrailli psikolog Ariel Merari, 50'den
 fazla 
canlı bombanın sosyal çevresini araştırdı. Araştırmada ne ortak bir 
karakter yapısı, ne de patolojik bir kimlik özelliği saptayabildi. Bütün 
bu katillerde en önemli benzerlik, hiç dikkat çekmemeleriydi. 
Akıllara gelen soru ''Sizin, bizim gibi insanlar mı yani?'' Yüzeysel 
olarak bakıldığında: Evet. İntihar komandolarının psikolojik analizlerini 
yapmaya 
çalışan farklı branşlardaki bilim insanları böyle söylüyorlar. 
Açıklama yaparken de, mezhep, tarikat veya intihar araştırmalarında 
kullanılan yöntemlere başvuruyorlar: "Narsisist (özsever) bir ruhsal yapı", "sınırlarda gezinen kişilik" ve "intihar öncesi sendrom".

Eylemciler özenle seçiliyor.




Eylemciler özenle seçiliyor.
Seçilen eylemcilere baktığınız zaman, rahatlıkla duyguları harekete 
geçirilebilecek kişiler seçiliyor. Ayrıca bu eylemciler çoğunlukla toplumda
 yer edinemeyen kişiler arasından seçiliyor. Eylemcinin içinde kendini 
feda etme, bir kahraman olma duygusu ön plana çıkabiliyor. 
Elbette ciddi oranda da bir sosyal baskı var. Bu sosyal baskı içinde ona 
öğretilen duygu da şu: ‘Bunu gerçekleştirmediğin zaman grubun içinde 
saygı gören bir insan olarak yaşama şansın yok.’

Bu eylemlerin temelinde hangi psikolojik nedenler var?




Bu eylemlerin temelinde hangi psikolojik nedenler var?
Milyonlarca genç insan aynı bunalımlı ortamda yaşarken, neden sadece 
bazıları intihar komandosu olmaya karar veriyorlar? Canlı bomba haline 
gelinceye kadar nelerden etkileniyor ve hangi psikolojik baskıyı hissediyorlar? 
İntihar terörizminin altında, ağırlıklı olarak "şehit olma" inancı yatıyor. 
Bir nevi dini duyguların kötü emeller uğruna sömürülmesi de denilebilir. Geleneklerle yetişen dindar insanlar, öteki dünya ile ilgili vaatlere daha 
kolay inanıyorlar. En büyük ödül onların olacak: hem cennette hem de 
öldükten sonra yeryüzünde, kahramanlaşarak ölümsüzlüğe ulaşacaklar...

Eylemcilerin bilinçaltına yönelik konuşmalar yapılıyor.




Eylemcilerin bilinçaltına yönelik konuşmalar yapılıyor.
Saldırı öncesi eylemcilerin motive olmaları için, narsisist yaraları iyice 
 deşiliyor, varlıklarının tehlike altında olduğu tekrar tekrar vurgulanıyor.
 Böylelikle şiddetli bir çatışma potansiyeli yaratılıyor. 
Ayrıca bu kişilerin bilinçaltına yavaş yavaş ‘Sen zaten bu eylemi gerçekleştirmediğin zaman burada da insan gibi saygı görmeyeceksin. 
Ama bu eylemi gerçekleştirdiğin zaman hem grup adına hareket ediyorsun 
hem de kendini kahraman olarak kılıyorsun.' fikri yerleştiriliyor.

Eylemcilerin düşünme yetileri neredeyse yok ediliyor




Eylemcilerin düşünme yetileri neredeyse yok ediliyor
Beyin yıkama tekniklerine "düşünmeyi durdurma ritüeli" de dahil. Grup 
halinde bir araya gelerek toplu yeminler ediliyor, iyi ya da kötü, bazı sözler
 koro halinde saatlerce ateşli bir şekilde tekrarlanarak bilinç uyutuluyor. 
Böyle toplantılar sıkça tekrarlanarak düşünme yeteneği iyice bastırılıyor.
 İlişkilerin ve bilgi akışının sıkıca denetimi, bakış açısını iyice daraltıyor. 
Kişide en ufak bir tereddüt görüldüğünde, grup, duygusal baskı uyguluyor.

Zihne ekilen şeytani bir fikir var: Düşmanın yok edilmesi!




Zihne ekilen şeytani bir fikir var: Düşmanın yok edilmesi!
Kişinin utanması ve kendini suçlu hissetmesi sağlanıyor. Sonunda kişi, "korkak" damgası yemektense ölümü tercih ediyor. Kişilere, her şeyi sadece siyah-beyaz gören yalancı bir kişilik naklediliyor. Artık onların yaşamındaki her şey, sadece inananlar ve inanmayanlar, insan ve insan olmayanlar, her şey yada hiçbir şeyden ibaret! Sorunları çözebilmenin bir tek yolu var: intihar saldırısıyla düşmanın yok edilmesi!

Canlı bombaların eğitim süreci




Canlı bombaların eğitim süreci
Eylemcilerin seçilme sürecinde, bahsedilen psikolojik yatkınlıklar belirleniyor 
ve sonra iyice geliştiriliyor. Eğitimin uygulamalı bölümünde, cesaretlerini ve 
ruhsal dayanıklılıklarını kanıtladıkları testlerden geçiriliyorlar. Bunlar 
arasında "beyin yıkama"yı çağrıştıran uygulamalara da rastlanıyor: 
Tamamen yalıtılmış bir odada günlerce sessiz bir şekilde oturmak ya da
 bazen yerin altına kazılan bir çukurda, bir cesetle birlikte 48 saat geçirmek...

''Düşmanı yok etmek için her yol mübahtır.''




''Düşmanı yok etmek için her yol mübahtır.''
Ancak, intihar komandolarında posthipnotik (hipnoz sonrası) bir emir 
olasılığı tamamen yok sayılamaz; çünkü kişi, hipnozun "geleneksel 
değerleri"yle hareket ediyor: düşmanı yok etmek için her yol mubahtır.
 İnsanın içinde, geri dönüşü olmayan yola bir an önce girme bilincini 
yıllarca ayakta tutan bir iç mekanizmanın olduğu da kesin.

Geriye son iki şey kaldı: Ölmek ve öldürmek.




Geriye son iki şey kaldı: Ölmek ve öldürmek.
Eylemden önceki son hazırlıklar da yolunda gidince, psikiyatristlerin kişilerde intihar öncesi sıkça gözlediği presuisidal (intihar öncesi) sendrom devreye 
giriyor ve büyük bir kararlılık gözleniyor. Aynı fırtına öncesi sessizlik gibi, 
insan büyük bir iç huzuruna kavuşuyor, serinkanlı ve dostça davranıyor. 
Veda mektubu yazıyor, arkadaşlarıyla eğlenmeye gidiyor, yiyip içiyor, video oyunları oynuyor. 
Ve artık son aşamaya sıra geliyor: Ölmek ve öldürmek...

Dilencinin Üzerinden 7 Bin Lira çıktı

Dilencinin üzerinden 7 bin lira çıktı

İstanbul'da düzenlenen dilenci operasyonunda, yaşlı kadının üzerinden 7 bin 200 lira çıkması zabıtayıı hayrete düşürdü.





İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekiplerince dilenci operasyonu düzenlendi. Operasyonda yakalanan dilenci yaşlı kadının üzerinden 7 bin 200 lira çıktı. Parayı gören zabıta memurları ise gözlerine inanamadı.
Dilencinin üzerinden 7 bin lira çıktı

SUÇÜSTÜ YAKALANDI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri, halkın yoğun olduğu yerlerde dilenen şahıslara göz açtırmıyor. Üsküdar'da dilenen yaşlı bir kadını gören ekipler harekete geçti. Ekipler, yaşlı kadını bir vatandaştan para alırken yakaladı.

ÜZERİNDEN ÇIKAN PARA ŞAŞKINA ÇEVİRDİ

Zabıta karakoluna götürülen yaşlı kadının üzerinden çıkan para ise zabıta memurlarını şaşkına çevirdi. Yaşlı kadının üzerinden 7 bin 200 lira çıktı. Ekipler, tutanak tutmak için paraları masaya koymak istedi ancak paralar masaya güçlükle sığdı. Zabıta memurları yaşlı kadını bir daha dilenmemesi için uyardı.
Dilencinin üzerinden 7 bin lira çıktı

PSV Taraftarlarından Mültecilere insanlık Dışı Hareket

PSV taraftarından insanlık ayıbı

PSV taraftarlarından insanlık dışı hareket

PSV taraftarlarının Madrid'deki mültecilere yönelik yaptıkları aşağılayıcı hareketler dünya gündemine oturdu. UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki Atletico Madrid-PSV maçı öncesi yaşanan “insanlık dışı” olay izleyenleri şoke etti. PSV taraftarlarının mültecilere yaptıkları kısa sürede sosyal medyada büyük bir tepkiyle karşılandı.

PSV taraftarlarından insanlık dışı hareket

PSV taraftarının eğlenmek için mültecilere para ve yemek attıkları görüntü dünyayı ayağa kaldırdı.
Madrid meydanında oturan ve maç saatini bekleyen PSV taraftarları eğlenmek için çevredeki dilenci kadınları seçti. Sıcak havada, kafede biralarını yudumlayan PSV’liler, dilenci kadınlara para atıp onları bir sağa bir sola koştururken, alınan her para sonrası “oley” çekti. Bununla da yetinmeyen Hollandalılar mültecilere şınav çektirip para verdikleri bardakların içine bira döktü.
Bu son derece üzücü olaylar İspanyol TV şovu El Chiringuito tarafından canlı olarak yayınlanırken, sosyal medyada adeta deprem etkisi yarattı.

Erzurum'daki Rampa Artık Sır Değil

https://i1.imgiz.com/rshots/7916/erzurumdaki-gizemli-yol_7916048-17410_640x360.jpg




Erzurum'daki rampanın sırrı çözüldü

Erzurum'daki rampanın sırrı çözüldü


ERZURUM’da ABDurrahman Gazi Türbesi’ne giden ana yol kenarındaki rampada otomobillerin çalıştırılmaksızın ilerlemesinin, sadece göz yanılması olduğu ortaya çıktı. Bazılarının ‘Abdurrahman Gazi’nin kerameti’ olarak yorumladığı olaya açıklık getiren ABD Nevada Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Enerji Sahası Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Çengel, su terazesi ile yaptığı deneyden sonra “Manyetik bir alan ya da keramet söz konusu değil. Tamamen göz yanılması. Yokuş yukarı gibi gözüküyor, ama rampa aşağı bir yol” dedi.
http://icube.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2010/08/23/otomobil-kendiliginden-yokus-yukari-gidiyor-793048.Jpeg  
Palandöken Dağı’nın güney yamaçlarındaki Abdurrahman Gazi Türbesi’ne giden yolda incelemelerde bulunan Prof. Dr. Yunus Çengel, rampa gibi görünen yolun aslında yokuş aşağı olduğunu söyledi. Yolda daha önce incelemelerde bulunduğunu belirten Prof. Dr. Çengel, olayın tamamen bölgenin coğrafyasından kaynaklanan bir göz yanılması olduğunu ileri sürdü. İnşaatlarda kullanılan su terazisi ile yol üzerinde deney yapan Prof. Dr. Çengel, şunları söyledi:
“Bölgede manyetik alan yok. Eğer olsaydı tüm metal eşyalarımız bir noktada toplanır ya da bir şekilde hareketlilik gösterirdi. Yol bölgenin coğrafi yapısı nedeniyle rampa gibi görünse de aslında rampa aşağı bir yer. Bir takım çizgiler ilk bakışta rampa yukarı izlenimini verebiliyor. Bu yoldan çektiğim fotoğrafları ABD’deki öğrencilerime de gösterip, coğrafi yapının inceliklerini anlatıyorum.”
Yol üzerine bırakılan otomobillerin motor çalıştırılmadan vites boştayken ilerlemesi hallk arasında ‘Abdurrahman Gazi’nin kerameti’ olarak yorumlanıyordu. Bİlim adamlarının daha önce de bölgede yaptığı incelemelerde manyetik bir alan bulunamamıştı.


 ABDURRAHMAN GAZİ KİMDİR?
Abdurrahman Gazi ismi Erzurum’da büyük izler bırakmıştır. Abdurrahman Gazi’nin, Hazreti Peygamber’in sancaktarı olduğu halk arasında yaygındır. Hazreti Peygamber’in İslam Orduları Erzurum’u fethederken, Sancaktarı Abdurrahman Gazi’nin kellesi bir düşman kılıcı ile koparılır ve yere düşer. Kellesini koltuğuna alan Abdurrahman Gazi, elinde bulunan İslam'ın Sancağı’nı Palandöken’in en yüce noktasına dikmek üzere dağa yokuşa koşmaya başlar. Kellesi koltuğunda, sancağı elinde olan Abdurrahman Gazi, Palandöken Dağı’ndaki ‘Şığvalar’ Mevkii’ne gelince dağda bulunan çobanlar evvela dona kalırlar, sonra biri dayanamayıp, “Hele bakın şuraya, askerin kellesi koltuğunda dağa doğru koşuyor” diye bağırmağa başlar ve nazara geldiğine inanılan Abdurrahman Gazi olduğu yerde düşer. Abdurrahman Gazi’nin şehit olduğu yere türbesi yapılır. Türbenin yanına bir süre sonra dönemin Valisi Yusuf Ziya Paşa tarafından bir de cami yaptırılır.

Şahin’e BMW Motoru Taktırıp Hız Yapınca Olan Oldu

http://img.cdn.turkiyegazetesi.com.tr/images/haberler/2016_01/buyuk/sahin-e-bmw-motoru-taktirdi-1453993640.jpg

Bursa'da bir genç, Şahin marka otomobiline BMW motoru taktırıp hız denemesi yapınca yakayı ele verdi.

Bursa’da çocuğu gibi sevdiği Şahin marka otomobiline BMW motoru taktıran genç, hız yapıp, bunu sosyal medyada paylaşınca polisler tarafından yakalandı.  Bursa'da, Şahin marka aracıyla gerçekleştirdiği tehlikeli gösterileri sosyal paylaşım sitesinde paylaşan genç, polis tarafından takibe alındı. Merkez Yıldırım ilçesinde 61 AT 317 plakalı aracıyla gezintiye çıkan Tanju Akdoğan (25), polis tarafından yakalandı. Genci durduran polis ekipleri, aracın kaputunu açtığında BMW marka motorla karşılaştı. Şaşkınlığını gizleyemeyen polis ekipleri, gencin aracına ve ehliyetine el koydu. Sosyal medyadaki videoları sebebiyle 81 ilde yaklaşık 5 aydan bu yana aranan otomobilin, MOBESE kameralarına 240 kilometre hızla yakalandığı öğrenildi.

Aydoğan, “Aracıma ve ehliyetime el koydular. Bununla birlikte bana ceza yazdılar ama mutluyum, yanlış bir şey yapmadım. Anneler çocuklarını nasıl severse, bende aracımı öyle seviyorum. Onun için böyle bir şey yaptım” dedi.

Ayrıca genç sosyal paylaşım sitesinde kendini ihbar edenlere tepki göstererek, “Aracımı ihbar üzerine insanların hayatına tehlikeye düşürmekten, yasal işlem yapıldı. Motordan bağlandı ve ehliyetime 2 ay el konuldu. Kimsenin hayatını tehlikeye düşürmedim. Şerit sayarak, TIR da çalışarak alın terim ile yaptım. Torba tutarak değil. Şikayet edene küfür etmek bana yakışmaz” diye konuştu.

Merkür'ün Neden Karanlık Gözüktüğü çözüldü

Merkür'ün neden karanlık gözüktüğü çözüldü

Merkür'ün neden karanlık gözüktüğü çözüldü

Geçmişte gezegenin dış kabuğunun, saf yumuşak karbonla kaplı olabileceği ortaya çıkarıldı



Güneş'e en yakın gezegen Merkür'ün dış kabuğunun bir zamanlar kurşun kalemlerde kullanılan saf yumuşak karbonla kaplı olabileceği ortaya çıktı.
BBC'nin haberine göre, ABD Uzay ve Havacılık Dairesi'nin (NASA) "Mercury Messenger" aracından alınan veriyi inceleyen bilim adamları, Merkür'ün yüzeyini karartan gizemli şeyin, grafit biçimdeki karbon olduğunu düşünüyor.
Grafitin, daha sonra volkanik tabakayla kaplanan gezegenin başlangıçtaki kabuğunun kalıntısı olabileceği, iç gezegenin yüzeyinin bu nedenle alışılmadık şekilde karanlık olduğu belirtildi.

Araştırmanın bulguları Nature Geoscience dergisinde yayımlandı.

Güneş Sistemi'nin iç gezegenler olarak adlandırılan üyeleri arasında yer alan Merkür'ün, genç bir gezegenken ve yüzeyi çok sıcakken magma okyanusuna sahip olduğu sanılıyor.


Bu resimdeki kraterde net belli oluyor.
An einigen Stellen, wie hier am Poe-Krater, gibt es auf dem Merkur besonders dunkle Bereiche.Bu resimdede görüldügü gibi bazi bölümlerin fazla karardigi görülüyor.

Merkür ün Günese yakin olmasindan dolayi bu tabakanin olustugu düsünülüyor.

Tren Rayından Elde Ettiği Elektrik ile Telefonunu Şarj Etti

Tren rayında telefon şarjı İZLE

Tren rayında telefon şarjı

Rusya'da bir grup genç, demiryolunda tren rayları üzerinden elde ettikleri elektrik ile cep telefonu şarj ettiler.



Rusya'da bir grup genç, demiryolunda tren rayları üzerinden elde ettikleri elektrik ile cep telefonu şarj ettiler.
Allah akil versin.Aynisini sakin yapmayin.

Mahmut Tuncer Hint Dansı Yaparsa

Mahmut Tuncer Hint dansı yapmaya çalıştı İZLE 

Mahmut Tuncer Hint dansı yapmaya çalıştı

Mahmut Tuncer, sunuculuğunu yaptığı izdivaç programına katılan Hindistanlı gelin adayıyla Hint dansı yapmaya çalıştı.


MAHMUT
Ünlü türkücü Mahmut Tuncer'in sunuculuğunu yaptığı izdivaç programına Hindistanlı bir gelin adayı katıldı.

HİNT DANSI YAPMAYA ÇALIŞTI

Gelin adayıyla birlikte canlı yayınad Hint dizisi ’Bir Garip Aşk’ta yer alan bir sahneyi canlandıran Mahmut Tuncer, partneri ile birlikte dans etti. Bollywood filmi çekiyormuşçasına havaya giren Tuncer, arada ’Teri Meri’ şarkısını mırıldanmayı da ihmal etmedi.

GELİN ADAYI: BENCE BECEREMEDİK

Dans sonunda glin adayının "Bence beceremedik" ifadesi dikkatlerden kaçmadı.Mahmut Tuncer Hint dansı yapmaya çalıştı İZLEMahmut Tuncer Hint dansı yapmaya çalıştı İZLE

Buda Abiye`li PKK

Abiyesiyle yakalanan PKK'lıAbiyesiyle yakalanan PKK'lı

Facebook En Büyük Online Mezar Olacak

Facebook en büyük online mezar olacak

1.5 milyar aktif kullanıcısı ile sosyal medyanın en popüler platformu olan Facebook, online bir mezara dönüşebilir.


Facebook en büyük online mezar olacak
Massachusetts Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre, Ölen Facebook kullanıcılarının profillerini otomatik olarak silmeyen platform 2098 yılına gelindiğinde hayatta olandan daha fazla ölü kullanıcıya ev sahipliği yapacak.

Facebook'un otomatik olarak hayatını kaybeden kişilerin profilini silmediğine ve bu kişinin platformdan kaldırılmasının tek yolunun şifresini bilen bir kişinin bu işlemi manuel olarak yapması olduğunun altını çizen araştırmayı yapan doktora öğrencisi Hachem Sadikki, Facebook'un bu soruna çözüm bulması gerektiğini belirtiyor.

BU YIL 1 MİLYON FACEBOOK KULLANICISI HAYATINI KEYBEDECEK

Söz konusu araştırmaya göre, bu yıl yaklaşık 1 milyon Facebook kullanıcısı hayatını kaybedecek. Sosyal medya devi daha önce bu soruna karşı 'yasal kontak' adını verdiği bir proje geliştirerek, kullanıcılardan ölmeleri durumunda profillerini bırakacakları bir kişiyi belirlemelerini istemişti.

Sahte Mesih`ler Aslinda Cinler` lemi Konusuyor?

http://www.islamustundur.com/ulumanituuu4.JPG
Bu sahte peygamberin bir kaç dümenini ve şeytani oyunlarını aşağıda maddeler halinde belirtiyoruz;

  • "Kuranda 3 bin ayet vardır"
  • "Allah ile konuşuyorum"
  • "Benimle birlikte Allah ile konuşan 20 arkadaşımız var"
  • "Ben Resulüm"
  • "65 milyon insanda, 5 milyonu cennete gidecek"
  • "Alnındaki  beni göstererek, “ bunun ( peygamberliğine ) bir işaret olduğunu” belirtmesi ".
    İslam'ın nurlu esaslarını; güya "Allah Üniversitesi" (University Of Allah) adı altında, yer altına çekmek suretiyle, karanlık fikirlerini insanlara enjekte etmeye çalışıyorlar. MİHR vakfı adı altında, islamî akideye uymayan birçok işi yapan bu sahte peygamber yandaşlarına karşı,
   Yukarda belirttiğimiz sapık düşüncelerinde bazıları.  

Allah ile, 20 arkadaşı ile birlikte konuştuğunu iddia eden evrenesoğlu, sanırım ki şeytan ile kurduğu diyaloğu rahmani sanmakta.Konuştuğu şeytanlar ( Kafir Cinler !) ve arkasındaki şeytanlaşmış dostlarından başkası değildir, olmasıda imkansız. Resül (elçi) olduğunu iddia eden evrenesoğluna katılıyorum. Bu konuda doğru söylediğini kesinlikle kabul ediyorum. Kendisi şuan yeryüzünde şeytanın elcilerinden biridir.  Kendisinde öncede nice sahte peygamberler geldi . 
http://www.abgazetesi.net/upload/resimler/haber/mehdi%20copy.jpg 
 Hepsi kendini ve cevresindeki üc beş insanı helak etmekten başka bir şeye yaramadı. En son çıktığı “ Ceviz Kabuğu “ programında muhatabı tarafından rezil edilen ve hatta yüzünden fatiha suresini bile okuyamadığı için stüdyoyu terk eden bu zat bir de resul’luk iddiasında bulunmaktadır…!!! Tabii sormak lazım : Bu TV yayınını yaparken sana destek veren şeytan üçgenlerini de acıklama cesaretini gösterebilecek misin.Hatta haşa indiği iddia edilen surelerden bazıları mesela "ERBAKAN SURESI; DEMIREL SURESI" falan. Yani güler misin ağlar mısın!Kur’an ayetlerini cımbızla cekip ön ve arkasındakilerden irtibatını koparıp istediği gibi anlamlar yüklemesi , 1400 senedir  hiçbir İslam müfessirinin yapmadığı yorumlar yapması, yani kısaca bir konusmasında kullandığı ayetleri ve onlara yüklediği anlamı daha sonra evde sakin kafa ile sıra ile açıp inceleyince sadece adama kızmak ile kahkahalarla gülmek arasında bir konumda kalıyorsunuz… Allah ıslah etmeyecekse bir an önce kahreylesin.
 
    Önemli Not: Bu zat diyanet teşkilatı tarafından her an takip edilmektedir. Her toplantısına mutlaka bir görevli gönderilmektedir. Peki neden  onun oturum  çağrılarına cevap verilmemektedir sorusun cevabını , yine onu izlemekte olan diyanet görevlisi ağzı ile verelim : "Onu muhatap almak onun reklamını yapmaktır…”  

http://d.habervaktim.com/news/403298.jpg       
                    Hulki Cevizoğlu’nun sunduğu Ceviz Kabuğu isimli televizyon programından seçmeler:
Evrenesoğlu: Bana gizli bilgiler geliyor, vahyediliyor...Ben Miraç’ta Allah’la konuştum.Daha sonra Muhammet, İsa, Musa ve Davut Peygamberlere Allah’ın huzurunda iki rekat “huzur namazı” kıldırdım. İmamlığı da ben yaptım....
H.Cevizoğlu: Peki, Hz. Muhammet’ten sonra peygamber olmayacağına göre nasıl peygamberim diyorsunuz?
Evrenesoğlu: : Peygamber olduğum için öyle diyorum.
H.Cevizoğlu: Ama bu dediğiniz İslam Dini’ne aykırı.
Evrenesoğlu: : Olabilir.

     ABD’de kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu, Amerika'daki benzin istasyonunda kendisine bağlı bir müridinin 20 yaşındaki lise talebesi olan kızına Elle tacizde bulunmuş ve kızın annesinin şikayeti üzerine İskender Evrenesoğlu gözaltına alınmıştır. (Hürriyet:2009-04-15) İskender Evrenesoğlu DPT'de çalıştığı dönemde de odasında bulunan 2 tane bayanı taciz etmiş ve bu taciz davalarıyla ilgili yargılanmıştı. ( ABD'de tacizlerine devam eden Evrenesoğlu ve eşi Sibel'in  ses bantları youtube'de...!)

http://l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/9532/87815406.jpeg    
 Tarih 21 temmuz 2007,  İskender Erol Evrenesoğlu kendi sitesi olan mihrcom dan açıklama yapıyor; "Ben aldığım emir gereği Türkiye'nin aranan 11.cumhurbaşkanı olacağım."

     Evrenesoğlu'nun cinlendiğinin delili, kendi dilinden: " Allah'ın (hasa) büyüyüp küçülebildiğini, şekilden sekile girebildiğini ve hem her zerrede olabildiğini hem de sonsuz bir hızla hareket ettigini, Allah'in (hasa) iki boyutlu bir enerji kitlesi olduğu ama yarattıklarının daima 4 boyutlu olduğunu..." iddia etmektedir - Aynen cinleri anlatıyor; cinler bahsimize müracaat! -

      Ne Arapça bilen, ne de Kur'an'ı tecvidle okuyabilen İskender Evrenesoğlu'ndan son inci: "Biz Kur'an'ı Allah'tan öğrendik. "